Almanya’nın sevimli kasabalarından: Garmisch Partenkirschen


Almanya’nın büyük şehirlerine alternatif arayanlar için kasabaları  ön plana çıkıyor.  Bu kasabaların bir kısmını internette araştırdığımda, olayın doğasında ve mimarisinde olduğunu gördüm. Bende, Münih’e gitmişten bu kasabalardan birine gitmeden dönülmez dedim ve kendime bir kasaba seçtim: Garmisch Partenkirschen. Münih’ten  1 saat 20 dakika kadar süren bir yolculuk sonrasında bu kasabaya varılıyor. Yol boyunca Alp dağı manzarası ve bir çok sevimli kasaba eşlik ediyor, vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Garmisch Partenkirschen minik bir kasaba, birkaç saatte gezilebilir ama bence bir gece orada konaklayıp, sabah uzun uzun Alp’lere karşı kahvaltı etmek gerekiyor.

Trenden indiğimde acayip bir yağmur vardı, nerdeyse bir sonraki trene binip geri dönecektim, iyi ki dönmemişim.

Tren istasyonundan kasabanın merkezine inmek sanırım 5-10 dakika falan. Zaten hemen bir turist ofise rastlıyorsunuz ve haritanızı alıyorsunuz.  Benim kasabada hayran olduğum görüntü sanırım birbirinden sevimli evlerin arkasından uzanan Alp’ler oldu. Yağmurun ve puslu havanın etkisi ile de muazzam bir görüntüye kavuşmuşlardı.

Turist ofisini de geçip ana caddeye doğru yürüyebilir ve buradan sonra kasaba içerisinde kaybolabilirsiniz. Ben alakalı alakasız tüm sokaklardan yürümeye çalıştım ve çok güzel evler gördüm. İyi ki kaybolmuşum.

Garmisch Partenkirschen evleri ile meşhur, çevredeki diğer benzer kasabalar gibi. Fotoğraflara baktığınız zaman ne demeye çalıştığımı anlayacaksınız. Bu kasaba, tam olarak masaldan fırlamış gibi. Kasabada evler dışında gittiğim bir kafe ve rastladığım bir  likör dükkanından bahsetmek isterim. Yolunuz Münih’e ya da yakınlara düşerse uğrayın derim.

Öğle saatlerinde vardığım Garmisch  Partenkirschen’de öncelikle yemek yemeğe karar verdim. Sadece yayalara açık olan ve dükkaların, restoranların yer aldığı Am Kumpark üzerinde yer alan Alpenhof‘ta çok lezzetli bir dana snitzel ile yanında servis ettikleri salatadan yedim. Mekanının içindeki ambiyans çok güzel, otantik. Yine de hem temiz havanın keyfini çıkarmak hem de tek başıma çıktığım bu gezide etrafı seyredip oyalanmak için dışarıyı tercih ettim. Haziran ayının sonlarına doğru olmasına rağmen yağış ile de beraber hava epey serindi. Snitzelin yanına tabiki Hofbrau. (Münih’te denediğimiz Alman biraları hakkında detaylı bilgi almak isterseniz burayı tıklayın.)

Mund Act ise Garmisch Partenkirschen’den uğradığım ve çok sevdiğim likör dükkanı. Burada kendi yaptıkları bir sürü çeşit likör içerisinden ister kendinize, ister hediye olarak tanıdıklarınıza likör alabilirsiniz. Benim gibi düz şişelerden seçebilir ya da daha farklı değişik formlardaki şişelerden alıp, istediğiniz likör ile doldurtabilirsiniz. Bu arada şişeler ve likör ayrı satılıyor :) Ben kendimize orman meyveli likörden aldım, hediye olarak ise çikolatalı ve gül likörlerini tercih ettim. İsterseniz şişeyi seçtikten sonra birde süslemelerini rica edebilirsiniz. (http://www.mundart-shop.de/index.php)

Garmisch Partenkirschen’den geçmek ve buranın havasını tatmak insana çok iyi geliyor. Tertemiz bir hava, rengarenk binalar ve lezzetli yemekler. Ben dolaşırken kendimi bir masalda gibi hissettim. Dinginliği ve manzarası ile de gerçek olamayacak kadar güzel geldi.  Almanya’ya yolu düşenler, büyük şehirlere hep gidilir, böyle gizli hazineleri keşfedin derim :)

İyi gezmeler!

  • Ozan

    Binalar çok güzelmiş gerçekten