Sapanca Gezisi İstanbulderesi Restoran

Bir Sapanca Gezisi


Geçen hafta sonu İstanbul’un kalabalığından kaçmak, biraz kafa dinlemek amacı ile yakın diyarlara bir gezi yapalım dedik. Aslında, bu gezi benim tarafımdan sevgilime yapılmış bir sürpriz oldu. Sabah uyanıp, hazırlanıp, yola koyulduk.

Yaklaşık 1,5 saat sonra Sapanca’ya vardık. Kalacağımız otel Sapanca’nın Kırkpınar köyünde idi. Köye giden yollardaki tüm ağaçlardaki sonbahar renkleri ve hafif çiseleyen yağmurun yarattığı ambians görmeye değerdi. Dar köy yolları, bahçe içerisindeki müstakil ama bir o kadar kendine özgü evler, yollarda gezen köpekler, kediler, ördekler tekrar ve tekrar İstanbul’da yaşamaya neden devam ettiğimizi sorgulattı. Sonunda otelimize vardığımız zaman hem çok güzel bir doğa ile hem de devam eden hızlı tren inşaatı ve otelin arkasından geçen otoyol ile karşılatık. Aslında otelimizin yeri çok güzeldi. Yeşillikler içerisinde, sapanca göl kenarına 2 dk yürüme mesafesinde, çalışanlar çok ilgili ve otel temiz.

Karnımız çok aç olduğundan hemen otele arabamızı bırakıp, göl kenarında yer alan ”Göl Evi”ne gittik. Açık büfe kahvaltı servis ediliyor. Göl manzarası eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı büfesi çeşitlilik göstermekle beraber, fiyat performans açısından bakıldığında çok başarılı değildi. Yine de karnımızı doyurmak, ısınmak ve göl manzarası eşliğinde sessiz bir sabah yaşamak çok keyifliydi. Kahvaltı sonrasında otele girişimizi yaptık ve Otel’in işletmecisi Kadir Bey ve diğer çalışanlardan aldığımız bilgiler ile Sapanca’da gidebileceğimiz yerleri belirledik.

Otelden çıkıp öncelikle Sapanca merkezde yer alan sahil yolunda bir yürüyüş yaptık. Hava epey ayazdı. En sonunda çok üşüyünce bir küçük kafeye girdik. Hem ısınmak için hem de hafta sonu kahvaltı sonrası ritüeli tamamlamak için birer Türk Kahvesi ısmarladık. Türk Kahvelerimiz çok havalı bir şekilde servis edildi.

Sapanca Gezisi Sapanca Gölü Türk Kahvesi Keyfi

Göl kenarında Türk Kahvesi keyfi

Kahvelerimizi bitirdikten sonra ise otelden aldığımız bilgiler doğrultusunda İstanbulderesi köyüne gitmek için yola koyulduk. Yol boyunca gördüğümüz tüm renklere hayran kaldık. Biz yol üzerinde yer alan bir çok tesisten İstanbulderesi Alabalık Evi’ni tercih ettik. Aslında yemek amaçlı gelmemize rağmen, karşımızda duran şelale, tepe, orman manzarası ve temiz havanın etkisi ile kendimizi yemek yemekten alıkoyamadık. Çok lezzetli olduğunu duyduğumuz mekanın spesyali kiremitte kaşarlı mantar ve kiremitte alabalık istedik ve tabiki yanında bir şişe Kavaklıdere Special Collection/ Öküzgözü-Boğazkere şarabı istedik. Karşımızda çıtır çıtır yanan şömine, elimizde kadehlerimiz çok keyifli bir erken akşam yemeği geçirdik. En sonda istediğimiz ayva tatlısı güzel olmakla beraber çok tatlı geldi bize. Yediklerimiz gerçekten çok lezzetliydi ama en önemlisi bu mekanın kurulu olduğu doğa kesinlikle görmeye değer, özellikle de muhteşem sonbahar renklerini. Yemeğimizi yedikten sonra iyice kararan hava ve yağmur eşliğinde Kırkpınar mevkine geri döndük.

Akşam yeniden otelimizin karşısında göl kenarında yer alan Göl Evi’ne gittik ve bir şeyler içererek akşamı sonlandırdık.

Tertemiz hava, enfes sonbahar renkleri ile kaplı doğa içerisinde geçen bir günün ardından kendimizi çok dinlenmiş ve mutlu hissettik, gitmeye değer.

Sevgiler,