Hava limanı

İnsanlar ve Hava limanı


Hava limanı

Hava limanı

Sevilecek yer mi hava limanı? Benim her ne kadar uçakla aram çok iyi olmasa da hava limanı’nda bulunmanın çok keyifli ve farklı bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. Özellikle de insanları gözlemlemek, incelemek ve hayatları ile ilgili yorumlar yapmak bence çok keyifli. Bir nevi oyun gibi.  Bazen birini almak için hava limanı’na gittiğimiz zaman, eğer ki yurt dışından gelen biri ise, tam duty free’den sonraki çıkışta bekleyip , insanların çıkışını ve tanıdıkları ile karşılaşmasını izleyerek uzunca zaman geçirebiliyorum. Eğer ki gelen insan bu yeni şehri hiç tanımıyor ise örneğin ve turizm ajansı tarafından ayarlanan biri tarafından karşılanacaksa, turist ise, suratında yayık bir gülümseme, gözlerinde şaşkın bir ifade ile sağına soluna bakınarak geziniyor. Kendisini alacak kişinin elindeki kağıtta adını görünce ise resmen insanların gözlerinden o rahatlamayı hissedebiliyorsunuz. Nede olsa tanımadık, bilmedik bir şehirde, hatta ülkede insan bazen sudan çıkmış ballık gibi oluyor. İşin en tuhaf tarafı da bu tür insanları izlerden bende acaba böyle mi görünüyorum diye düşünüyorum. Yeni bir yere gittiğim zaman uçağa bindiğim andan, İstanbul’a döndüğüm ana kadar sırıtmaktan, yeri yeri kahkahalar atmaktan alı koyamıyorum kendimi. Yeni yerler görmek, yeni lezzetler tatmak, yeni insanlarla tanışmak ve yeni kültürler tanımak bence yaşanabilecek en önemli deneyimler.

Gelelim hava limanı’na, uçaktan inip, bavulunu aldıktan sonra bazı insanlar kapıdan kendine güvenle ama bir yandan da bir sabırsızlıkla iner. Bu tür insanlar genelde geldikleri şehri bilen ama sevdikleri tarafından beklendiğini bilen ve onlara bir an önce ulaşmak isteyen insanlar oluyor.  Gözlerinde meraklı ifade ve özlem ile sevdiklerini arayıp, bulduklarında ise sanki zaman durmuş gibi birbirlerine sımsıkı sarılıyorlar. Sanki  bir daha asla ayrılmak istemez gibi.  Bu sahne bence hem hüzünlü, hem de çok mutluluk verici. Hüzünlü çünkü ayrılık var işin içinde. Bir yerlerde yollar kesişiyor ama yine ayrılacak, bu belli. Ellerinde küçük bir çanta, bir sürü hediyeler ile tanıdıkları görmeye gelen insanlar, bir süre sonra yine uzaklara gidecekler.

Hava limanı’nda gelenleri izlerken karşılaşılan en can sıkıcı manzara ise, uçaktan indikten sonra ellerinde koca bavullar ile kendisini almaya gelecek kişileri bulamayanlar, ya da almaya gelecek kişilerin henüz hava limanı’na ulaşmamış olmaları. Yeni bir yere gelmek zaten kolay değil, birde geldiği yerde tanıdık yüzleri ya da destek olabilecek birilerini görmemek sinir bozucu.

Bazı insanlar ise ülkelerine tatilden, iş gezisinden dönmüş ve evlerine ulaşmış olmanın verdiği rahatlık ile, hafif bir yorgunluk ama bolca aidiyet duygusu ile kapıdan çıkıp, ellerinde bavulları ile kendilerinden emin yürüyüp gidiyorlar. Duraklama, birilerini arama ya da endişe etmek için nedenleri yok. Sadece evlerine kavuşmuş olmanın verdiği huzur, belki de birazcık günlük rutine dönmenin verdiği memnuniyetsizlik. Nede olsa tatil güzel şey, gezmek, bazen bulunulan yerden uzaklaşmak gerekli bir şey.

Bazen dönmek istemesek bile, yine de en güzeli her koşulda eve dönmek. Hava limanı ise bizi evimize kavuşturan ve bir birinden farklı duygulara ev sahipliği yapan bir durak.

İyi uçuşlar.