Mavrovo Gölü

Makedonya Kayak Turu: Mavrovo Kayak Merkezi


Yaklaşık iki haftadır sürekli vurguluyor gazeteler, radyolar, televizyonlar: kar alarmı! Ha geldi, ha gelecek derken beklenen kar Salı akşamı yağdı İstanbul’a. O kadar ki aynı akşam oynanacak olan Galatasaray – Juventus maçının ertelenmesine sebep oldu. Demek ki kış resmen geldi… Kış denilince aklıma kayak düşüyor hemen, günü birlik kaçamakların spor ile birleştiği Uludağ gezileri. Yada bizim tercih ettiğimiz şekliyle 4-5 günlük bir kayak tatili. Bu sene ne yapacağımıza bir türlü karar veremedik, o yüzden ben geçen sene ne yaptığımızdan bahsedeyim. Geçtiğimiz yıl hem yeni yerler görme merakımız hem de kayak yapma isteğimiz bizi Makedonya’ya sürüklemişti. Üstelik kayaktan arda kalan zamanda Makedonya’nın başkenti Üsküp’ü ve incileri ile meşhur Ohri Gölü ve çevresini de gezme fırsatı yakaladık.

Bunca yer arasından neden Makedonya derseniz; öncelikle Türk vatandaşlarına vize uygulaması yok. Çok kısa bir yolculuk ardından ulaşmak ve uygun fiyatlı uçak biletleri bulmak mümkün. Para birimi bize göre daha değersiz olduğundan (biz gittiğimizde 1 Euro yaklaşık 61 Makedon Dinarı’na karşılık geliyordu), yeme-içme ve konaklama çok uygun bir fiyata sağlanabiliyor.  Kayak konusunda da pek çok opsiyon bulmak mümkün Makedonya’da. Biz Mavrovo’yu tercih etmiştik. Bu tercihimizde gece aydınlatmalı pistler oluşu da önemli bir rol oynamıştı ama ne yazık ki biz orada olduğumuz sürece pistlerin ışıkları yanmadı. Hevesimiz kursağımızda kaldı. Gelelim gezimizin detaylarına:

Üsküp

Hava alanından direk Üsküp’e geldik. Amaç biraz dolaşmak ve dağa çıkmadan önce bir akşam yemeği yemek. Rehberimiz aracımızı merkeze çok yakın olan Ramstore’un oraya park etti. İlk köşeden, Üsküp Müzesinin karşısındaki Makedonya Sokağına dönüyoruz. Bu sokak bizi doğruca Büyük İskender’in de heykelinin olduğu Makedonya Meydanı’na götürüyor. Yol boyunca sağlı sollu cafeler, barlar ve restoranlar var birsürü. Meydana geldiğimizde, hem tavsiyeler doğrultusunda hem de meydanı olduğu gibi seyredebilmek amacı ile Hotel Pelister’in restoranında bir akşam yemeği yedik. Meydanın bitiminde Vardar Nehri üzerinde Osmanlı’dan kalma meşhur Taş Köprü’yü bulmak mümkün. Vardar Nehri boyunca yürüyüş yollarında yürüyebilir, nehir manzaralı cafelerden birinde soluklanabilirsiniz. Şehrin bu tarafı çok Avrupai ve yeni. Taş Köprü şehrin bu yeni tarafını eskisi ile bağlıyor. Köprüyü geçtiğiniz gibi kendinizi Eski Şehir’de buluyorsunuz. Burası aynı zamanda Türk bölgesi. Yemekten kalktığımız için tatlı bir şeyler arıyoruz. Bir kaç yere girip çıkıyoruz, genelde Türk esnafa denk geliyoruz. Saat geç olmamasına rağmen Eski Şehir’de dükkanlar genelde kapalı. Sonunda bir dükkan bulup Makedonya’nın yerel tatlısı Kaymakçina ısmarlıyoruz. Krem karamele benzeyen bu tatlı aşırı yumurtalı. Pek damak tadımıza uymuyor ve yarım bırakmak zorunda kalıyoruz. Yürüme mesafesinde Üsküp kalesi ve Osmanlı’dan kalma pek çok camii, hamam vb. eserler bulmak mümkün. Makedonya’dan dönüş gününde gündüz vakti gelip Üsküp kalesini, parlamento binası ve bu bina karşısındaki parka da bir göz attık. Yine gündüz vakti Üsküp’ü gezenler için eski şehirde köfte yemeyi de tavsiye ederiz. Köfte için Destan Lokantasını önerebiliriz.

Mavrovo

Makedonya’nın bir kaç kayak merkezinden biri Mavrovo. Aslında Mavrovo bölgenin adı sanırım. Kayak merkezinin adı ise Zare Lazarevski. Biz kaldığımız süre içerisinde hafta sonları dışında çok tenhaydı. Bu sebeple tüm teleski ve telesiyejler çalışmıyordu. Yinede çalışanlar bize yetti. Grubumuzda kayak bilmeyenler için uygun fiyatlı ders ayarladık. Mavrovo’da afterski olayı, gece hayatı pek yok. Dileyenler bir taksi ile Gostivar’a inebilir.  Burada bir kaç kulüp yada bar bulmak mümkünmüş. Eskiden Mavrovo’da da bir gece klubü varmış ancak kapanmış.  Biz gecelerimizi Mavrovo gölü kenarında yürüyüşler yaparak geçirdik. Odamızda şahane Mavrovo manzarası eşliğinde hava alanından aldığımız içkileri yuvarladık. Göl kenarındaki restoranlarda bol bol et yedik. Otelimizin sahibi ile görüşerek otel barında çeşitli şekillerde vakit geçirdik (Karaoke ve PlayStation vb).

Ohri

Ohri, Makedonya’nın en büyük göllerinden biri. Gölün ortasından Makedonya’yı Arnavutluk’tan ayıran sınır geçiyor. Her ne kadar Arnavutluk ile bir sınır olsa da yolda gelirken pek çok köyde, kasabada dikkatimizi Arnavutluk bayrakları çekiyor. Makedonya’da nüfus çok karışık. Hemen her yerde Türkler gibi Arnavutlara’da rastlamak mümkün. Ohri göl kenarındaki sevimli bir şehir. Küçük bir çarşısı bulunuyor Ohri’nin. Her yerde inci satan dükkanlardan buranın incisinin meşhur olduğunu anlamak mümkün. Ohri’de doğal güzelliklere ek olarak tarihi yapılara da rastlanıyor. Benim en çok hoşuma giden denize nazır bir tepeye kurulmuş, sırtını bir ormana dayamış Kaneo Klisesi oldu.  Göl kıyısından ve şehrin daracık sokaklarından geçen zorlu bir tırmanıştan sonra ulaşabildik buraya. Diğer tarihi yerler; Plaosnik, Antik Tiyatro ve Ohrid Kalesi idi. Biz kaleyi es geçtik, Plaosnik ve Antik Tiyatro’ya uğradık. Özellikle Plaosnik’te manzara bir şahane. Plaosnik’ten Kaneo’ya doğru orman içinden birde patika yol var.

Sonuç olarak Makedonya’nın gerek kış tatili gerekse baharda yada yaz aylarında mutlaka gezilmesi, görülmesi gerekli diyebilirim. Biz doğayı karlar altında uyurken gördük, eğer baharda yada yazın gidilerse etrafın yemyeşil olacağı kesin. Aşağıda konaklama, transfer ve kayak merkezi ile ilgili bazı bağlantılar bulabilirsiniz. Makedonya’yı daha önce gördüyseniz lütfen aşağıdaki kısımdan yorumlarınızı bizimle paylaşın. Eğer sorularınız olursa bunları da yorumlar kısmından iletebilir yada bize ulaşın sayfasından gönderebilirsiniz.

Transferler: ABC Logistika

Üsküp Havaalanı – Üsküp – Mavrovo, Mavrovo – Ohri – Mavrovo ve  Mavrovo – Üsküp – Üsküp Havaalanı transferleri için toplam 350 Euro ödedik. 7 kişilik bir grup olduğumuz için tüm transferler kişi başı 50 Euro’ya denk geldi. Aracımız ve şoförümüz gayet iyiydi.

Konaklama: Hotel Alpina Mavrovo

5 gece oda-kahvaltı konaklama için 4 yıldızlı bu otelde kişi başı 175 Euro ödedik. Otel sahibi pek çok dilin yanı sıra Türkçe’de konuşabiliyor. Hemen her konuda otel çalışanlarından yada sahibinden yardım almak mümkün. Hizmet konusunda gerçekten sınır tanımıyorlar.

Kayak Merkezi: Zare Lazarevski

 

  • tiki

    Ohri degil ohrid lutfen degistirin

    • Merhaba,

      Tabii ki düzeltebiliriz. İlginiz için teşekkür ederiz. Öncelikle neden düzeltmemiz gerektiğini, sizin neden böyle düşündüğünüzü söyler misiniz?

      Türkçede kelimeler b, c, d, g gibi harfler ile bitmez genellikle. Bu açıdan bakıldığında Ohrid değil Ohri olması daha mantıklı gibi. Şöyle bir bakınınca iki türlüsünün de sıklıkla kullanıldığı görülebiliyor.