Milano Gezisi – Milano’da Kahve Keyfi


İtalya ve kahve en çok bir arada kullanılan 2 kelime olabilir.  Gerçekten, sanki kahveyi İtalyan’lar bulmuş ve dünyaya onlar yaymış gibi İtalyan kahvesi konsepti pek bir seviliyor. Kahve keyfi dendiği zaman akla gelen ülkelerden biri belkide. İtalya’da kahve içmenin bazı kuralları var ve bu kurallara uymadığınız zaman yerel olmadığınız hemen anlaşılıyor. Daha önceki yazımızda sabah 11:00’e kadar Cappuccino içilebileceğinden bahsetmiştik. Aslında sadece Cappuccino değil, tüm sütlü kahveler için bu geçerli. Saat 11:00’den sonra ise gün içerisinde espresso ya da İtalyanların deyimi ile caffe içebilirsiniz.

Osmanlı’dan Viyana’ya, oradan da İtalya’ya gelen kahve İtalyanların gündelik hayatı içerisinde vazgeçilemez bir alışkanlığı olmuş. İtalya sınırları içerisine girdiğiniz zaman bu alışkanlığın peşinden koşmanızı tavsiye ederim, böylelikle İtalyanların yaşam tarzları ile ilgili bilgi edinme ve onları gözlemleme olanağı da bulursunuz. Fakat sakın öyle bir mekanda uzun uzadıya oturmayı düşünmeyin. İtalyanlar kahveyi genelde mekanların içerisinde yer alan standlarda ya da barın hemen yanında içmeyi tercih ediyorlar. Hele Milano’da bunun aksini yapmak çok mümkün değil, uzun uzun oturmaya başladığınızda bakışların üstünüze döndüğünü hissedebilirsiniz. Bununla beraber, Milano’da kahve keyfi yapmak için gidilecek çok sevimli kafeler var. İşte Milano’nun kafeleri, bazılarına gitme şansı yakaladık, bazılarını duyduk ama fırsatımız olmadı.

Öncelikle Milano’da kahve keyfi yapmak için bizim gidebildiklerimiz ile başlamak istiyorum. 1,5 günlük Milano gezisi boyunca hem havanın soğukluğu hem de kahve keyfine olan düşkünlüğümüz sebebi ile olabildiğince yere gitmeye çalıştık.

Motta Caffe & Bar hemen Duomo meydanında yer alıyor. Eğer cam kenarında duracak bir yer bulabilirseniz, Duomo Kathedrali’nin manzarası eşliğinde kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Milano’da içilecek en iyi kahve burada diyemeyiz ama manzarası için denemeye değer.  Bu arada Motta aslında Vittorio Emanuel’de yemek marketi içinde yer alıyor, 1928’den beri de faaliyetini sürdürdüğü yazıyor. Daha iyi manzara isterim derseniz kahveyi es geçip, üst kata çıkarak Aperol Cafe ya Terezza 21’de Aperol keyfi yaparak da manzaraya hayran kalabilirsiniz. Fakat bizim gibi kışın gittiyseniz ve dışarıda oturmayı soğuk hava zorlaştırıyor ise, Motta’yı tercih edin derim :)

Pave ise tren istasyonuna yakın, Republica meydanında metrodan inerek, kısa bir yürüyüş sonrası ulaşabilirsiniz. Burada İtalya’ya özgü o otantik havayı aramayın. Burası yerellerin çok tercih ettiği, modernist bir mekan. Eğer yer bulursanız mekanın içinde ortada yer alan ve ortak kullanılan büyük masayı tercih edin. Gelip gideni, mutfağı, çalışanları ve mekanın genelini izleme şansınız oluyor. Hatırlatmakta fayda var, İtalya’da bir çok mekanda olduğu gibi oturarak bir şeyler yiyip içerseniz, servis parası alıyorlar ilave olarak.  Özellikle belirtmek istediğim bir başka nokta ise, benim gibi soya sütü arayanlar için burası ideal. Bu arada, Pave sadece kahve için değil sabah İtalyan usulü kahvaltı etmek içinde ideal. Bu arada, Milano’da kruvasana brioche diyorlar :)

Bianco Latte hem kafe hem de mağaza. Bu mekana Milano’ya gitmişken uğramakta fayda var bence. Dolaplarda duran tatlılar insana hepsini yemek isteği uyandırsa da, nefse hakim olup mekanın keyfini çıkarmaya çalışmak gerekir :) Yine cam kenarında bir boşluk bulursanız, oturup sokaktan geçen insanları, arabaları, tramvayları izleme şansınız olur. Milano’nun ne tarihi ne restoranları, sarı tramvayları insanı geçmişe götürüyor. Bu sebeple, cem kenarında oturup onları izlemek bana göre epey keyifli. Burada otursanız bile önce ödeme yapıp, ondan sonra siparişlerinizi alıyorsunuz. Sadece tatlı değil, tuzlu  sandviç gibi hazırlanmış briochelarda var. Sabah kahvaltısında tatlı yemekten  bıktıysanız, Cappuccinonuzu soya sütü ile içmek istiyorsanız burayı deneyebilirsiniz,

Torrefazione Hodeidah tam bir kahveci. İçerisinde kendi kavurma makinaları, paket paket kahveleri, kahve çekirdekleri ve bunun yanında cazip çikolatalar, şekerler. Milano’nun geri kalanındaki alışkanlık burada da geçerli. Kahvenizi alıyorsunuz, ayakta içtikten sonra mekanı terk ediyorsunuz. Duomo’dan birazcık uzak ama tramvay ile ulaşımı rahat. Kahve keyfi için hem Milano’nun nostaljik tramvaylarında yolculuk yapmış, hem de gerçek bir kahve dükkanını ziyaret etmiş oluyorsunuz.

Listemizde yer alıp da, uğramaya vakit bulamadığımız kahve durakları ise şu şekilde;

  • Torrefazione Ambrosiano – Geleneksel kahve konsepti arayanlara
  • Taglio – Üçüncü dalga kahvecilerde bulabileceğiniz farklı demleme yöntemleri ile kahvenizi denemek isterseniz.
  • Les Pommes – Hem birşeyler atıştırmak hem de kahvenizi modernist bir ortamda yudumlamak için
  • Botega Caffe Cacao –  Kahvenin yanında tatlı olmazsa olmaz diyenlere trend konsepti ile

Kahve keyfiniz bol olsun :)