Milano Gezisi – Safran Sarısı Mutfak


Misafirleri etkilemek için yemeklerde renk kullanıldığını okudum ve gerçekten bazı yemeklerin sadece tadları ile değil görüntüleri ile de gönlümüzü fethettiğini fark ettim. Öyle komplike yemeklere falan da gerek yok, doğada kendiliğinden rengini alan meyvelere bile hayran kalmamak mümkün değil. Milano gezisi süresince de görüntüsü ve tadı ile benim için yeri ayrı olan Risotto alla Milanese ve şarap sosunda saatlerde pişirilmiş, tadına doyum olmayan Ossobuco ile ilgili bir yazı yazmadan duramadım.

Bir ülkeyi, şehri ziyaret etmeden önce görülecek turistik yerlerden ziyade ne yenmeli ne içilmeli diye araştırma yapmayı çok seviyorum. O şehrin kendine ait lezzetleri var mı, bunları nerede deneyebiliriz. Bu lezzetler nasıl o kültürün bir parçası olmuş diye bakmak, öğrenmek çok keyif veriyor. Hele bir de o kadar merakın üstüne gidip bu yemekleri deneyip, damağımda festival gibi bir tad bırakınca pek bir güzel oluyor. Milano gezisi öncesinde araştırma yaptığım zaman, şehrin mutfağına ait bulduğum, denenmesi gereken yemekler şu şekildeydi:

Cotoletta Alla Milanese (Milano tarzı şnitzel), Risotto Alla Milanese (Safranlı risotto), Ossobuco (Dana incik), Cassouela (Lahana ve domuz eti), Crudaiola all’Arturo (Bulgur ve sebze ), Polenta ( Mısır unundan yapılan bir püre), Panzerotti (Pişi gibi bir hamur işi)

Tatlılar ise şu şekilde sıralanıyor: Panettone (Meyveli Kek), Charlotte Alla Milanese (Elmalı tart)

Bu lezzetleri nerede deneyebileceğimiz ile ilgili yaptığım araştırmalarda da bir kaç mekan buldum fakat ancak bir kaçına gidebilme şansımız oldu.  Risotto Alla Milanese ve Ossobuco için gittiğimiz mekanı yazmadan önce benim çok hoşuma giden Risotto Alla Milanese’in nasıl ortaya çıktığı hikayesini kısaca paylaşmak isterim.  Milano’nun simgelerinden Duomo’nun inşasında çalışan cam işçileri altın rengine ulaşmak için safranı kullanırlarmış. Bir cam ustası o kadar sıklıkla safran kullanıyormuş ki, kendisine Saffron lakabını takmışlar. Ayrıca, onunla dalga geçenler safranı neredeyse yiyecek diye takılırlarmış. Cam ustasının kızının düğününde, çalışanları şaka olsun diye aşçıya para verip risottoya safran kattırıyorlar. Düğün davetlileri önlerine gelen sarı risottoya önce şaşırıyorlar ama denemeye başlayanlar beğenilerini de ifade edince, risotto alla milanese ortaya çıkıyor. Temel olarak et suyu, soğan ve safran ile hazırlanan bu yemeğin tarifinin neredeyse hiç değişmeden bugüne kadar geldiği söyleniyor. İyiki de gelmiş :)

Gelelim Risotto Alla Milanese ve Ossobuco’yu nerede denediğimize. Mekanlar ile ilgili araştırma yaparken daha çok yerellerin önerilerini bulmaya çalışıyorum ya da o şehre daha önce gitmiş, yemek yemeği seven bloggerların yazılarına bakıyorum. Bu yemekler için seçtiğimiz mekan ise hem yerellerin hem de bir çok başka blogun tavsiyeyi olunca, rezervasyonumuzu hemen yaptırdık. Mekanın adı Al Matarel, Brera bölgesinde yer alıyor. Al Matarel’in kendi web sitesi yok ama Trip Advisor üzerinden buradan bakabilirsiniz.

Al Matarel’e girdiğim zaman ilk hissettiğim şey dış dünya ile bağımın kesildiğiydi. Sanki o bütün curcuna, koşturmaca, soğuk hava, dertler, tasalar dışarıda kaldı ve ev sıcaklığını bana hissettiren bu mekanda huzuru hissettim. Renkli duvar boyaları, camlarındaki perdeler, masamızın az ilerisinde duran palto askılığı, orada burada süs eşyaları,şarap şişeleri… Nedense benim çok hoşuma gitti. İlk olarak bir peynir tabağı istedik, ardından ise risotto alla milanese ile servis edilen ossobuco. Etrafımızdaki masalara baktığımız zaman da çoğu yerelin de bu yemeği istediğini gördük ve kendimizce araştırmaların doğru çıktığını, bu yemek için doğru yerde olduğumuz fikrini benimsedik :)

Şarap ve çeşitli baharatlar ile uzunca bir süre pişirilen ossobuco’nun leziz eti ve sosu ile safranlı risottonun uyumu çok iyiydi. Sıklıkla bıkmadan yiyebileceğim bir ikili. Gerçekten risottonun sarı rengi göze, ossobuco ile beraber tadı damağa hitap ediyor. Bu lezzet patlamasının ardından ise kestaneli bir tart yedik. Kestane tadının epey ağır bastığı tartın şekeri azdı ama bende kestanenin kendi şekerli tadı ile dengeliydi.

Eğer yolunuz Milano’ya düşer ise bir uğrayın derim :) Bol lezzetli seyahatler!

Kaynak: http://www.italyheritage.com/traditions/food/risotto-milanese.htm