Milano gezisi – Navigli’de Aperitivo Zamanı!


Milano, Roma’dan sonra İtalya’nın ikinci büyük şehri ve moda dendiğinde dünya üzerinde akla gelen bir kaç şehirden biri. Ocak ayının ortasında gerçekleştirmiş olduğumuz Milano gezisi boyunca epey üşümüş olsak da bu bizi keyif almaktan alı koyamadı :)

Milano büyük bir şehir olabilir ama Milano gezisi için en fazla 1- 1,5 gün ayırmak yeterli olacaktır. Yine de bu süre müzeleri gezelim, Leonardo Da Vinci’nin  Son Akşam Yemeği tablosunu da görelim diye yola çıkanlar için biraz uzayabilir. Biz müzeleri gezmektense sokaklarda kaybolup, şehrin kalbinin attığı noktaları bulmaya çalışmayı seviyoruz. İnsanları tanımak, yerellerin gittiği yerleri keşfetmek ve tabi ki yerel mutfağın lezzetlerinin tadına bakmak daha çok hoşumuza gidiyor. Gittiğimiz şehirde turist gibi kalmaktan ziyade o şehri tanımamıza, anlamamıza yardımcı oluyor.

Daha önce ziyaret etmiş olduğumuz Roma ve Floransa şehirlerinden sonra Milano’nun daha modern bir yapısı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. İnsanların yaşam tarzları, giyimleri, alışkanlıkları bile farklılık gösteriyor. Roma ve Floransa’da zaman daha yavaş akıyordu sanki, Milano’da ise insanlar hızlı, çabuk daha aktifler. Milano’da bir kahve içmek bile hızlı bir aktivite. Milano gündüzleri değil, geceleri ağırlaşan bir şehir. Neden mi? Çünkü bizimde çok keyif aldığımız ve insanların daha çok sohbet etmeyi tercih etiği aperitivo zamanları var.  Akşam saat 19:00 gibi başlayan ve bir kaç saat süren, özellikle Navigli bölgesindeki mekanlarda olan aperativo zamanını yakalamadan dönmek olmaz. Bu sebeple, Milano gezisi ile ilgili olarak ilk bu aperativo zamanını anlatmak istedim.

Aperativo zamanı dediğimiz şey temelinde bir mekana gidip bir kadeh kokteyl istemenizle başlıyor. Mekan aperativo zamanı süresince kokteylinizin yanına atıştırmalıklar getiriyor ya da açık büfe hazırlayarak istediğiniz atıştırmalıklardan bir tabak yapmanıza izi veriyor. İşin en tatlı kısmı sadece kokteyl için para ödüyor olmanız. Atıştırmalıklar ikram :) Aperativo zamanında insanlar barın kenarında hızla birşeyler içmekten vazgeçip, masalara yerleşiyorlar yine de bizim alıştığımız kadar uzun süreler aynı yerde kalmıyorlar. Milano gezisi sürecince en çok keyif aldığımız zamanlardan birinin de aperativo’ya denk gelen zaman olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Keza Milano’da yapılacak pek fazla bir şey yok, hele bir de kış ise…

Öncelikle, aperativo zamanımızı geçirdiğimiz Navigli bölgesinden bahsetmek istiyorum. Burası kanalın kenarında mekanların ve dükkanların yer aldığı, her ayın son pazar günü bit pazarının kurulduğu keyifli bölge. Biz soğuk bir dönemde gittiğimiz için mekanlar dışarıda masalarını kurmamıştı ama internette araştırdıklarımızdan gördüğümüz kadarı ile güzel havalarda nehrin kenarına kurulan masalarda da oturma şansı elde ediliyor. Navigli bölgedeki kanallara verilen ad, bölgede dolayısı ise bu adla anılıyor. Navigli’de her ayın son pazar günü kurulan bit pazarına denk gelemeseniz bile bir sürü küçük sevimli dükkanla karşılacaksınız, bunları gezmek ya da vitrinlerinden bakmak da keyifli.

Biz Milano’ya gittiğimiz ilk gün, akşam yemeğini pas geçip önce Luini’den panzerotti yedik ve ardından Navigli bölgesine gelerek kendimize aperativo için bir mekan seçtik. Seçtiğimiz mekan Rita, Navigli’de nehir kenarında değil, ara bir sokakta yer alıyor ama hizmetini de mekanı da çok sevdik.

Rita’nın kokteylleri içerisinden seçim yapmak çok kolay değil, bir çok mekanda bulabileceğimiz kokteyllerden ziyade kendilerine özgü farklı kokteylleri de var.  Ben The Sheltering Sky’ı tercih ettim, eşim ise  The Ginger Zen’i seçti. Sheltering Sky’ın tadından ziyade sunumu bence müthişti. Alışagelmiş olduğumuz kokteyl bardaklarından ziyade bir kupada geldi. Tadı ise benim gibi hafif ama serinlik veren kokteyl sevenler için birebir, epey beğendim. Eşimin tercih ettiği The Ginger Zen’i ise ya cin ya da votka ile tercih edebiliyorsunuz.  Onunda epey başarılı olduğunu söylüyor eşim :)

Milano’ya yolunuz düşerse, akşam saatlerinde Navigli’ye uğrayıp aperativo zamanının keyfini çıkarmayı unutmayın. Rita olmasa bile başka bir mekanda belki. Gitmeden yaptığımız araştırmalarda şu mekanlarında başarılı olduğunu öğrendik, zamanı çok olup birden çok yer denemek isteyenler Navigli ve Milano’daki diğer bölgelerde yer alan barlar için liste aşağıda:

  • Rebelot (Ripa di Porta Ticinese)
  • Mag Cafe (Navigli)
  • Deseo  (Corso Sempione)

Bir ara Rita’da denediğiniz Ginger Zen ile The Sheltering Sky kokteyllerini kendimiz yapmayı deneyeceğiz, başarılı olursak tarifini paylaşırız :)

Son bir bilgi, Michelin yıldızlı bir restorana gitmeyi düşünenler için,  tek Michelin yıldızlı Al Ponte Ferr’de Navigli bölgesinde. Önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın, merak edenler  restoranın sitesini inceleyebilir.

Keyifli geziler