Calem Porto Şarabı

Porto Şarabı Hakkında Bilinmesi Gerekenler


Porto’ya kadar gitmişken dünyaca ünlü şaraplarını denemeden, şaraphanelerini gezmeden geri gelmek olmazdı. Porto’da kaldığımız süre boyunca gittiğimiz yerlerde farklı markaların şaraplarını denemeye çalıştık. Son günümüzde ise Calem şaraplarının mahzenlerinde bir tura katıldık ve Porto şarabı ile ilgili pek çok bilgi edindik. Şimdide bunları size aktaracağız. Bilinmesi gereken ilk şey Porto şarabının Porto ile hiçbir ilgisinin olmadığı :) Şaka değil, yanlış yazmadım. Porto şarapları için üzümler Douro vadesinde yetiştiriliyor, şarabın üretimi de bu bölgede yapılıyor. Mahzenler ise nehrin okyanusa açılan ağzında yer alan, Porto’dan Dom Luis köprüsü ile ayrılan, Vila Nova de Gaia şehrinde yer alıyor. İsim yalnızca bir pazarlama hilesinden ibaret yani. Eğer Porto değilde Vila Nova de Gaia şarabı denseydi bugünkü kadar ünlü olur muydu bunu bilemeyeceğiz.

Porto Şarabı Neden bu kadar tatlı?

Porto şarapları oldukça tatlı ve yüksek alkollü oluyor. Bunun sebebi fermantasyonun ilk bir kaç gününde içerisine alkol ilave edilerek fermantasyonun kesilmesi. Fermantasyon durunca şekerin alkole dönüşümün önleniyor ve böylelikle tatlı bir şarap elde ediliyor. Tek amaç tatlı bir içecek elde etmek değil tabii ki. Bildiğiniz gibi Portekizliler büyük kaşifler. Tabii ki dünyanın öbür ucuna gidip yeni kıtalar keşfeden bu cesur insanların yanlarında içecek bir şeyler almadan gideceğini düşünmek çok saçma olur. Ancak şarabın yolculuğa, özellikle hava şartlarına, dayanabilmesi için bir şeyler yapılması gerekiyormuş. Onlarda alkol (brendi) ekleyerek şarabı kuvvetlendirmişler. İşte Porto şarabının doğumu da bu şekilde olmuş.

Porto Şarabı Yemek Eşleşmesi

Porto şarabı öyle yemeklere falan eşlik edecek türden bir şey değil. O kadar yoğun ve tatlı bir tadı var ki eğer yemekten önce bir kadeh Porto içerseniz yemeğin tadını alamazsınız. Özel günlerde tek başına ya da tatlılar ile servis edilerek tüketilmesi tavsiye ediliyor. Mesela bitter çikolatanın yanında bir kadeh Porto şarabı çikolatanın acılığını dengeleyebilir. Porto’da menülerde farklı tatlılar ile farklı şarapların eşleştirildiğini görebilirsiniz. Küflü peynirler ile eşleştirilerek tüketilmesi de mümkün, tatlı-ekşi kombinasyonu gibi.

Porto Şarabının Çeşitleri

Hem kırmızı hemde beyaz üzümden Porto şarabı üretilebiliyor ama beyazı pek önemsenmiyor gibi geldi bana. Kırmızı Porto’lar temelde iki farklı tipe ayrılıyor. Bunlar ruby ve tawny. Tabii ki bu iki tür arasında üretim açısından farklılıklar var ama sizi teknik detaylarla sıkmak istemem. Gözle fark edebileceğiniz en temel fark bu iki kategoriye giren şarapların renkleri. Ruby adından da anlaşılabileceği gibi yakut kırmızısı renginde. Tawny ise daha koyu, hatta zaman zaman kiremit rengine yakın. Birde fark edebildiğim kadarıyla ruby’ler biraz daha az tatlı ve meyvemsi. Tawny’lerin ise daha kompleks aromaları var ve çok daha tatlılar.

Tawny olanlar mahzenlerde Fransız meşelerinden yapılan kocaman fıçılarda yıllandırılıyor. Üreticiler fıçıları mümkün olduğunca uzun süre kullanılmaya çalışıyormuş. Kullanılamaz hale gelince ise viski üreticilerine satıyorlarmış. Bu fıçılar olmasa viski bir şeye benzemezdi diyor tur rehberimiz. Viskiye de tat katan bu fıçılar daha sonra Fransa’ya gönderilerek şarap üretiminde veya Küba’da rom üretiminde kullanılıyormuş. Bazı fıçılar için viski son durak oluyormuş. Mesela Jack Daniel’s fıçılarla işi bittiği noktada onları parçalayıp mangalda kullanılabilecek şekilde satıyormuş.

Ruby ve tawny’ler kendi aralarında da bir kaç çeşide ayrılıyorlar. Çok detaya girmeden bununla ilgili birkaç şey daha söylemek istiyorum. Öncelikle Ruby’den başlayalım. En kaliteli ruby vintage olarak adlandırılıyor. Tüm Porto şarapları arasında yıllandırılmaya uygun tek tür vintage. Bir yıl üretilen üzümlerin vintage olup olmayacağına üretimi yapan şarap evi karar veriyormuş. Bir şarap evi 10 yılda en fazla 2-3 kez vintage ilan edermiş. Üreticilerin çoğu o yılın vintage olduğunu söylerse yıl klasik vintage olarak adlandırılmış. Eğer 5-6 bin sterlini gözden çıkartırsanız 1800’lerin ikinci yarısından bir vintage alıp içebilirsiniz. Bir şişe vintage açtıysanız 1-2 gün içerisinde tüketmeniz tavsiye ediliyor. Diğer ruby’ler ve tawny’ler açıldıktan sonra 6 ay kadar içilebilir kalıyormuş.

Vintage ruby’nin, tawny karşılığı colheita oluyormuş. Tek bir yıla ait üzümlerden üretilen şarap başka hiçbir şey ile karıştırılmadan meşe fıçılarda yıllarca saklanıyor ve böylece colheita elde edilmiş oluyor. Colheita ile vintage arasındaki temel fark, ilkinin fıçılarda daha uzun süre kalması. Colheita’nın bir alt kalitesi üzerinde yıl (10, 20, 30 şeklinde) ibaresi bulunan tawny’ler. Bunlar fıçılarda beklediği süre boyunca pek çok farklı yılın üzümlerinden beslenirler. Tabii ki yaşları ile fiyatları da artıyor.

Porto’da Şarap Turları

Calem’de bizim katıldığımız mahzen turu ve tadım (1 beyaz, 1 kırmızı) yaklaşık 6 € idi. Yol boyunca daha bir sürü şarap evinin mahzeni ve satış yerleri mevcut. Tadım çoğunda kadeh başına ücretli. Ancak şöyle birşey almak istiyorum derseniz satış temsilcisi size önerdiği şarabı mutlaka tattırıyor. Sonrasında da almak zorunda olduğunuzu sanmıyorum :) Tadım için tavsiye edebileceğim bir diğer nokta Bolsa Sarayı. Sarayın bir kısmında Wines of Portugal (Portekiz’in Şarapları) isimli organizasyonun bir tadım odası var. Burada 2€’ya 2-4 kadeh arası şarap tadabilir ve yalnızca Douro vadisi değil tüm Portekiz’deki şarap üretimi, bölgeleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Ayrıca önceden rezervasyon yaptırırsanız temalı tadımlarda mümkün. Eğer Porto’ya yolunuz düşerse bu güzel şehri ve meşhur şaraplarını tanımak için yeterince vakit ayırdığınızdan emin olun. Kesinlikle pişman olmayacaksınız :)

Porto şarabı ile ilgili düşündüklerinizi bizimle paylaşmak isterseniz bunu yorumlar kısmını kullanarak yapabilirsiniz. Bu uzun yazı umarım hoşunuza gitmiştir. Aşağıdaki iki kadeh Porto şarabı sıkılanlara gelsin :)

Calem Porto Şarabı

Calem mahzen turu ve şarap tadımı Porto