Grand Cafe Orient/ Prag

Prag gezisi: kafe ve restoranlar


Prag’a ikinci gidişim olmasına rağmen, sanki daha önce hiç görmemişim gibi etkilendim ve büyülendim. Şu ana kadar gittiğim şehirler arasında hala beni bu kadar etkileyen, sebepsiz yere suratımda gülücükler oluşmasına neden olan bir şehir olmadı. Prag o kadar farklı ki benim için, şehrin sınırlarına girdiğim anda kalbim çarpıntılarını hızlandırmaya ve içimdeki sabırsızlık artmaya başlıyor. İşte bu yüzden Prag’ı birkaç farklı yazıda anlatmaya karar verdim. Bu kez ki gidişimiz 1,5 günlük olduğundan dolayı, fazla gezemedik ama kilit noktaları gördük ve çok keyifli kafeler keşfettik. Bir kısmını intagramda paylaşmış olsak dahi, fotoramandan fotoğraflara bakabilirsiniz.

Gelelim ilk yazının konusuna. Tabii ki öncelikle yeni lezzetlere meraklı olan biri olarak, “cafe ve restoranlar”. İşte Prag’daki 1.5 gün boyunca denediğimiz ve beğendimiz mekanlar:

1- Grand Cafe Orient: Stare Mesto yani eski kentte (old town) yer alan, daha çok yerellerin tercih ettiği bir mekan. Biz tam kapanışına denk geldik, o yüzden bira söyledik ve kısa bir süre için de olsa ambiyansın keyfini çıkardık. Akşam saat 10’da kapanıyor. Sabahları ise hafta içi 9’da hafta sonu ise 10’da açılıyor. Buraya gidip, cam kenarındaki koltuklara oturup, güzel bir kahve ve lezzetli bir pasta yemek artık bizim için bir sonraki sefere.
http://www.grandcafeorient.cz/index.php?lang=en

2- Cafe Slavia (Slavia Kavarna): Stare Mesto’da merkezden biraz uzak ama bir o kadar keyifli bir kafe. Bu kafenin bulunduğu caddeden (Narodni) dümdüz gittiğinizde de Nove Mesto yani yeni kente (New Town) geliyorsunuz. Burada kahvaltı edebilirsiniz. Biz kahvaltımızı otelde yaptık sonrasında ise Cafe Slavia’da kahve içerek, şehrin keyfini çıkardık. Kafenin hemen karşısında başka bir köprü var (Most Legil), önünüdeki caddeden arabalar ve tramwaylar geçiyor. Köprünün altında ise dupduru bir nehir. İşte kahvemizin yanında bize eşlik eden görüntü buydu.
http://www.cafeslavia.cz/index.php?id_page=uvod&id_rest=slavia&id_lang=en

3- Cafe Louvre: Stare Mesto ve Nevo Mesto’yu birbirine bağlayan Narodni caddesi üzerinde yer alan çok keyifli bir kafe. Biz Nevo Mesto’yu gezdikten sonra Cafe Louvre’u öğle yemeği için tercih ettik. Keyifli bir menüsü ve keyifli bir ortamı var. Her ne kadar aklım balkabaklı çorbada kalsada, tercihimi salata eşliğindeki, balla tatlandırılmış keçi peynirinden yana kullandım ve çok beğendim (GOAT CHEESE AU-GRATIN WITH HONEY ON RED BEET). Eşim ise çok değişik bir biftek yedi. Tabanı Balkabağı, üzeri ise cranberry sosu ile tatlandırılmış bir biftek (Cranberry’in tam Türkçe karşlığı yok, kızılcığa benzer bir mevye). Biraz tatlıca ama lezzetli bir yemek (ROAST BEEF ON CREAM).
http://www.cafelouvre.cz/en

4- U Tri ruzi: Burası yerel bir bira evi. İlk akşam yemeği için çok yorulmuş olduğumuzdan ve dışardan görünüşü hoşumuza gittiğinden dolayı tercih ettiğimiz bir mekan. Almanya maçı olduğundan dolayı epey kalabalıktı ve bir sürü Alman misafir ağırlıyordu. Biz maçtan bağımsız, şnitzel ve ördek ciğer ezmesi sipariş ederek Çek biralarımızla keyfini çıkardık. Sevimli bir mekan ve yerel. Yemekleri de lezzetli. Biz tavsiye ediyoruz. Fiyatları da Stare Mesto merkeze göre daha uygundu.
http://www.u3r.cz/en/

5- Old Town Restaruant: Astronomik Saat’in de bulunduğu merkezde yer alan ve orta yere masalar koyan tek restoran. Önce bu masaların yerini eleştirdik sonra dayanamayıp oturduk. Hem Stare Mesto merkezde yer alan şahane mimariyi izledik hem de lezzetli yemekler yedik. Son akşam olduğundan ve ördek eti çok önerildiğinden, eşim yarım ördek istedi. Fırında pişen ve dışı kıtır kıtır olmuş ördek ile beraber lezzetli bir de sos geldi. Ördek eti, tavuk eti ile hindi eti arası lezzetli bir et. Hindi kadar sert değil, tavuk kadar yumuşak değil ama özellikle sosla beraber lezzetli. Ben ise ev yapımı patates çorbasından yana kullandım hakkımı. Patates çorbasının yoğun bir tadı vardı ama lezzetli idi. Burası, tabi ki pahalı bir yer ama merkezde oturup, özellikle de güneş batarken binaların üzerinde yaptığı ışık oyunlarını izlemek için harika bir yer. Hem de Astronomik Saat’in her saat başı oynayan kuklalarını yakalamak için yakın.

6- Cafe Montmarte: Bu kafenin önerildiğini okumuş olsak bile, bir türlü gidemedik. İki kere baktık, ikisinde de bomboştu. Pek davetkar durmuyordu. Bu yüzden es geçtik. Bir sonraki sefere.
http://www.avantgarde-prague.com/night-life/cafes-and-tea-houses/friendly-little-cafes/cafe-montmartre/