Romeo ve Juliet’in şehri: Verona Gezisi


Turistik şehirlerin çoğuna hep bir özellik atfedilir. Roma ve Venedik romantiktir, Berlin gece hayatı sebebi ile eğlencelidir, Viyana sofistikedir.. Verona mı? Verona tam anlamıyla aşk kokan, romantik bir şehir. Roma ve Venedik eline su dökemez :) Şehrin merkezindeki kocaman kalp, 14 Şubat Sevgililer günü festivali, Juliet’in evi, Romeo ve Juliet’in hikayesini yaşatmaya çalışan bir sürü insan  ile bu şehir buram buram romantizm kokuyor. Kuzey İtalya gezimizde Milano’dan Venedik’e geçerken 1 gün burada kalmaya karar verdik. Sabah saatlerinde geldiğimiz Verona’da 1 gece konakladık. Verona için 1 gün yeter mi diye sorarsanız, yanıtım evet olacaktır. Eğer buralara kadar gelmişken çevredeki bağları da gezelim, şarap tadımına katılalım gibi aktiviteleri de eklemek isterseniz biraz daha uzun bir vakte ihtiyacınız olarak. Verona gezisi yapmayı düşünenler için nereler görülmeli, neler yenmeli ve nerede yenmeli ile ilgili bilgilerimiz aşağıda :)

Verona’ya ne zaman gidilmeli?

Biz Verona gezisi için Ocak ayını tercih ettik fakat hava epey bir soğuktu. Bununla beraber, soğuk bana işlemez her türlü gezerim derseniz ve yağışsız bir döneme denk gelirseniz Ocak ayında gidilmez diye bir durum yok :)  Yine de azıcık daha bekleyip 14 Şubat’taki festivale denk gelecek şekilde tatilinizi planlayabilirsiniz. İtalya’nın her hangi bir yeri için en güzel dönem ise Nisan- Mayıs.

Verona’da nerede kalınmalı?

En güzeli şehri gezdikten sonra bağ evlerinden birinde kalmak sanırım ama amacınız sadece şehri görmek ise old town’da herhangi bir otelde kalabilirsiniz. Yürüyerek heryer birbirine epey yakın. Biz bir gece kalacağız diye amoma.com üzerinden bir otel ayarladık. 4 yıldızlı bir otel olan Hotel Leon D’oro’da geceliği 45 Euro’ya kaldık. Tren istasyonuna yakın olan oteli ilk gördüğünüzde sanki şehrin çok dışındaymış gibi hissedebilirsiniz ama yürüyerek Piazza Bra’ya gelmek 15-20 dakika kadar sürüyor. Odaları epey rahat ve temizdi, açık büfe kahvaltısı ise epey yeterliydi.

Verona’da gezilecek yerler nelerdir?

Verona küçük bir şehir olduğundan, gezip görülecek yerlerin hepsi birbirine çok yakın ve eski merkezde toplanmış durumda.

 Arena di Verona

Roma’da Kolezyum ne ise, Verona’da da Arena o. Verona gezisi Arena ile başlar diyebiliriz. Önünde gladyatörlerin dolaştığı, heybetli yapısı ile şehrin merkezinde tarihin büyüsünü yaşatan bir yapı.  Piazza Bra’da yer alan Romalılar tarafından 1. yüz yılda yapılan Arena hala kullanımda ve opera festivali için misafirleri ağırlamaya devam ediyor. Işıklar ile bezenmiş o tarihi yapının içerisinde opera dinlemenin çok farklı bir deneyim olduğu söyleniyor.  2016 senesindeki opera festivali 24 Haziran ile 28 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Piazza Delle Erbe

Burada yer alan cafelerden birine oturup gelen geçeni izlemeniz gerekiyor. Küçük bir  meydanda kendi halinde insanlar, öğle vakti sırf keyif için aperol yudumlayan insanlar, kurulan küçük pazarda alışveriş yapanlar, uçuşan güvercinler, parlayan güneş. Bizim şansımıza gittiğimiz günlerde meydan böyleydi. Oturup bir yandan aperol içerken, bir yandan geleni geçeni izledik. Verona küçük bir şehir, göreceğiniz çok yer yok ama tatilin bir kısmını koşturmadan, dingin ve huzurlu bir şekilde geçirmek için ideal.

Önemli not: Sakın güvercinlere yiyecek birşey vermeyin. Devamı için fazla ısrarcı olabiliyorlar ;)

Casa di Giulietta

Shakespeare’ın hayal gücünün kahramanları Romeo ve Juliet’in simgesi olan Juliet’in evi Verona’da en çok ilgi çeken ve ziyaret edilen yerlerden biri. Duvarlarında sevgililerin isimleri, sevgili bulmak isteyenlerin dilekleri, aşklarını ölümsüzleştirmek isteyenlerin taktığı kilitler ve ufacık balkonu ile bu ev romantik seyahat severlerin ilgisini çekebilecek bir yer. İsterseniz giriş için para ödeyip, bu balkona çıkabilirsiniz. Juliet’in evi bizim pek ilgimizi çekmedi, yine de gezilecek sokaklar arasında bir yerde yer aldığından dolayı geçerken bir uğrayabilirsiniz. Piazza Erbe’nin devamındeki Via Cappello caddesinde yer alıyor. Bu arada Cappello ailesine ait bu ev 13. yüz yıldan beri var fakat bu balkon 20. yüz yılda yapılmış.

Ponte Pietra

Nehrin kenarına kadar gidip Pietra köprüsüne bakmadan geri döndük.  Sanırım o anda öğle yemeği için mekan arama derdine düştüğümüzden dolayı atladık. Ne de olsa İtalya’dayız ve yemek yemek için belli saatler var. Bu saatleri kaçırırsanız akşamı beklemeniz gerek :)

Ponte di Castelvecchio

Verona gezisi boyunca Arena’nın önünden sonra en çok vakit geçirdiğimiz ikinci yer. Manzarası bir efsane, hele de gün batımını yakalarsanız. Cestelvecchio eski kale anlamına geliyormuş. 1350’lerde yapımına başlayan Castelvechhio ve eklenen köprüsü (Scaligero Köprüsü) Verona’nın önemli askeri anıtı. Scaligera ailesi üyelerinden Cangrande II Della Scala kendini ayaklanmalardan korumak için nehrin diğer yakasında kendine bu kaleyi yaptırmış. Kaleyi nehrin iki ucuna birbirine bağlayan bu köprü II. Dünya Savaşı’nda epey zarar görmüş olsada, 1951 yılında yeniden yapılmış. Kırmızı tuğlaları ve nehir manzarası ile çok güzel bir köprü. Üstünde yürümeden, oturup biraz nehri izlemeden dönmeyin.

Via Mazzini

Alışveriş sevenlerden misini? O zaman bu cadde tam size göre. Sağlı sollu bir sürü markanın mağazasını yer aldığı Via Mazzini Milano’daki Galleria Vittorio Emanuele II’yi aratmayacak cinsten. Alışveriş için müthiş bir yer olmanın dışında, Verona’nın renkli, minik evleri ile çevrili bu caddeden yürümek tek başına bir zevk. Hele de bizim gibi yılbaşından kalma ışıklar ile süslendirilmiş haline denk gelirseniz.

Piazza Signori

Tarihi ve mimari açıdan önemli görülen bu meydanda Verona’ya ait bir çok eser var: Belediye Binası, Hükümet Konağı ve Dante heykeli. Piazza Erbe’nin hemen arkasında yer alıyor.

Teatro Romano

Aşağıda paylaştığım fotoğrafta ne görmem gerekiyor diye sorarsanız haklısınız. Bizde bu fotoğrafı çekerken tam olarak neye baktığımızı bilmiyorduk, sonradan okuduğumuz zaman öğrendik ki, bu manzaranın arkasında bir amfi tiyatro ve arkeolojik kazı alanı varmış. Merak eden var ise buradan ne zaman açık olduğu ve fiyatları ile ilgili bilgi alabilir. Gidip yerinde görmediğimize pişman olmadım diyemem, milattan önce 1. yüzyılda yapılmış ve bu amfi tiyatronun tepesinden karşı kıyıyı içine alan manzara epey güzelmiş.

Verona’nın sokakları

Bu arada, bu şehre kadar gelmişken sokaklarına girin çıkın, kaybolun gezin. En sonunda ya Piazza Erbe’ye ya da Piazza Bra’ya çıkarsınız. Benim gibi sokakları merak eden, sokaklarda olan biteni anlamaya çalışan, yıllar geçmesine rağmen hala tüm ihtişamı ile ayakta duran binaları görmeyi seviyorsanız, “Sokaklar çok güzel, gidin gezin :)” derim.

Verona’da ne yenir, nerede yenir?

Şarap bağları ile ünlü Verona ve çevresindeki en önemli yemeklerden biri Amarone şarap soslu risotto. Bir İtalyan atasözü varki bu yemeği anlatır nitelikte “Pirinç suda doğar, şarapta ölür”. Pirinçgilleri çok seven biri olarak risotto’yu da keyifle yiyorum ama Amorone’li risotto bir başka, hele bizim yediğimiz mekanda üstüne ekledikleri trüf mantarı ile tadına doyulmaz bir yemek olmuş. Dolayısı ise yolunuz Verona ve çevresine düşerse bu Amarone şarap soslu risottodan yemeyi unutmayın. Biz bu tadı nerede tattık diye sorarsanız, bunun için ayrı yazı yazmayacağımızı mı düşündünüz, yakında bekleyin :)

Bunun dışında Baci di Guiletta diye  bir kurabiyeleri var. İsmin nereden geldiğini tahmin ediyorsunuzdur zaten :) Verona’da ne yenir diye yaptığım araştırmalarda genel olarak karşıma çıkan bu ikisi ve risotto’nun sosis veya kırmızı hindiba ile yapılmışıydı. Şarap bağları ile çevrilli bir ilde olduğundan yola çıkarak Verona’da bir restorana girip, peynir tabağı ve şarküteri tabağı isteyip şarap eşliğinde keyifli bir akşam yemeği ya da öğlen yemeği geçirebilirsiniz. Mekan bilgileri yakında!

Lezzetli geziler :)

  • Ozan

    Verona’ya gittik ve ne yapsak şimdi dediğimizde açtık bunu okuduk, Teşekkür ederiz.