Sırbistan’ın Başkenti Belgrad Gezisi


Belgrad yeşili ve parkları bol bir şehir. Bunun üzerine Tuna ve Sava nehirlerinin arasında kurulu olmasını da eklersek muhteşem bir doğaya sahip diyebiliriz. Fiyatlar uygun ve Sırbistan Türklere vize uygulamıyor. Tarihi olarak da önemli bir yere sahip. Bizim Belgrad gezisi yapmamızın temel sebepleri bunlardı. Hazır vaktimiz varken, vizemiz yokken şöyle uygun fiyatlı nereye gidebiliriz diye düşünüp alternatifler içerisinden Belgrad’ı seçtik. Ancak Belgrad’ı popüler bir destinasyon yapan sadece bu özellikleri değil. Belgrad’ı insanlar için ilginç kılan, binlerce Avrupalı turistin akınına uğramasını sağlayan şey gece hayatı. Uygun fiyatların, günün ilk saatlerine kadar süren eğlence ile birleşmesi Belgrad’ı Avrupa’nın gece hayatı merkezi haline getiriyor. Üstelik hemen her müzik zevkine göre bir kulüp bulmakta mümkün.

Bir süredir tembellikten burayı sizlere aktarma fırsatı bulamamıştık. Geç olsun güç olmasın diyerek Belgrad gezisi ne zaman yapılmalı, nerede kalınmalı, gezilip görülmesi gereken yerler nelerdir gibi akıllara gelebilecek sorulara yönelik bir yazı hazırladık.

Belgrad’a ne zaman gidilmeli?

Belgrad gece hayatının önemli bir parçası yüzen kulüpleri yani splavovi’leri. Bunlar yazlık kulüpler olarak geçiyor ve Mayıs ayından Eylül sonu/Ekim ortalarına kadar açık. Eğer amaç gece hayatını en keyifli şekilde yaşamak ise bu mevsimler Belgrad gezisi için ideal olabilir. Bu demek değil ki kışın gece hayatı yok. Aksine havaların soğuması Belgradlı gençlerin giyim kuşamını ve sokağa çıkmasını kesinlikle engellemiyor. Gece hayatı ile ilgili detaylı bilgi için Belgrad At Night sitesine bir göz atabilirsiniz.

Temmuz ayında Belgrad’a yakın Novi Sad şehrinde Exit Festivali düzenleniyor. Bu dönem hem festivale katılmak hem de gitmişken Belgrad’ı görmek için güzel bir fırsat olabilir. Ağustos ayında ise Belgrad bira festivaline ev sahipliği yapıyor.

Biz gittiğimizde aylardan Ekimdi. Hava sıcaklığı gündüz güneşin altında çok keyifliydi ama akşamları baya soğuktu. Birde konaklamamız boyunca çok yağmur yağdı.

Belgrad’ta nerede kalınmalı?

Eğer bütçe sorunu yoksa Belgrad’ta konaklanması gereken yer kesinlikle Hotel Moskva. Bu tarihi otel bence Belgrad’ın en güzel binalarından biri. Yer olarak da epeyce merkezi. Biz Skadarlija bölgesinde Knez Milailova caddesi kesen sokaklardan birinde bir daire tutarak konakladık. Bölgeyi tavsiye edebilirim. Aşağıda anlattığım gezilecek yerlere genellikle yürüme mesafesinde. Kalemegdan çevresinde bir konaklama da bulunabilir.

Eğer ben buraya gece hayatı için geldim derseniz belki splavovi’lere yakın bir yerde konaklamak istersiniz. Bu site splavovi bölgelerini gösteriyor, bir göz atmakta fayda var. Peki Belgrad’ta ne kadar kalınmalı? Bana kalırsa Belgrad gezisi için uzun bir hafta sonu ayrılabilir. Yani cumadan gidip pazar dönmek Belgrad’ı doyasıya gezmek için yeterli olacaktır.

Belgrad’ta gezilecek yerler nelerdir?

Kale Meydan (Kalemegdan)

İçerisinde Belgrad Kalesini de barındıran dev bir park burası. İsmi Türkçe’den geliyor. Kale + Meydan olmuş  Kalemegdan. Bu park bir tepe üzerine kurulu olduğundan, kuş bakışı Tuna ve Sava nehirlerini seyredebilir, bu iki akarsuyun kavuştuğu noktayı görebilirsiniz. Park içerisinde bu manzaraya karşı bir şeyler yiyebileceğiniz ya da içebileceğiniz mekanlarda mevcut. Ayrıca park içinde çeşmeler, heykeller ve hayvanat bahçesi bulunuyor. Parkı çevreleyen duvarların üstüne oturup bir yandan Sava’yı seyrederek bir yandan güneşlendik biz. Size de tavsiye ederiz.

Knez Mihailova Caddesi

Kalemegdan ile Cumhuriyet Meydanını birbirine bağlayan, İstanbul’da İstiklal Caddesine benzetebileceğimiz Belgrad’ın alışveriş caddesi. Hem cadde üzerindeki hem de ara sokaklardaki mekanlarda oturup bir şeyler atıştırabilirsiniz.

Cumhuriyet Meydanı (Republic Square) ve Hotel Moskva

Knez Mihailova caddesinin sonunda Cumhuriyet Meydanı yer alıyor. Bu meydanın az ilerisinde ise Terazije meydanı, çeşmesi ve Hotel Moskva var. Bu otel yukarıda da söylediğim gibi şehrin en güzel binalarından biri. Alt katında bir cafe ve restoran kısmı var. Otelde kalmasanız bile en azından bir şeyler içmek yada yemek için mutlaka uğramalısınız bence. Eskiden bu meydanın olduğu yerde İstanbul kapısı bulunuyormuş. Osmanlı hakimiyetinden kurtulduktan sonra Osmanlıyı andıran bu kapıyı yıkmışlar tabii ki.

Saint Mark Kilisesi ve Taş Meydan

İsmi yine Türkçe’den geliyor. Osmanlı zamanlarında (ve öncesinde) burası bir taş ocağı olarak kullanılıyormuş. Şu anda komşusu olan kilise ile birlikte kocaman bir park. Buraya kadar yürüdüyseniz dinlenmek için güzel bir nokta.

Nikola Tesla Müzesi

Bugün en çok ihtiyaç duyduğun şey ne deseler hiç düşünmeden kablosuz enerji (elektrik) derim. Pillerle millerle uğraşmaktan, eninde sonunda hep bir kablo aramaktan bıktım usandım. Tesla çalışmalarını sonuçlandırabilseydi bu kablosuz elektrik işi bugün bizler için çok normal bir durum olacaktı muhtemelen. Müzede elinizde tuttuğunuz florasan lambanın, hiç bir yere bağlanmadan nasıl yandığını gördüğünüzde sizde üzüleceksiniz bence. Belgrad’a gelmişken bu büyük mucidi biraz daha yakından tanımak için uğramaya ve çalışmaları hakkında bilgi edinmeye değer.

Aziz Sava Kilisesi

Sırp Ortodoks kilisenin kurucusu olarak kabul edilmiş Aziz Sava’ya ithaf edilmiştir. Avrupa’nın en büyük Ortodoks kiliselerinden biridir. Belgrad’ın simgeleri arasında yer almaktadır. Biz içine girmedik ancak dışarıdan epeyce heybetli gözüküyor. Yine bir parkın içerisinde yer aldığından; biz parkta oturup bir şeyler atıştırdık, güvercinleri besledik ve kiliseye girip çıkan gelin ve damatları izledik.

Aziz Sava Kilisesi

Aziz Sava Kilisesi

Ada Ciganlija

Benim Belgrad’ta en fazla keyif aldığım yer burası oldu. Sava Nehri’nin üzerinde bir ada iken yapay olarak yarım adaya dönüştürülmüş. Biz sonbaharda gittiğimiz için in cin top oynuyordu ama yazın Belgrad’ın en popüler yerlerinden biri olduğu kesin. Ada çevresinde pek çok plaj var. Bunun dışında alternatif sporlar ve aktivitelerin yapılabileceği alanlarda hazır bulunuyordu. Ada çevresinde yürüyüş yapmak, bisiklete kiralayarak turlamak mümkün. Ayrıca pek çok cafe ve restoran bulunuyor. Eğer Belgrad’a yazın gitseydik en az 1 tam günü burada geçirebilirdik.

Zemun ve Gardoş Kalesi

Zemun bir kaç yüzyıl öncesine kadar Belgrad’tan ayrı bir şehirmiş. Şu anda ise Belgrad’ın tarihi bir parçası ve zevkle gezilecek yerlerinden biri. Bu tarafta yapılacak iki şey var bence. Birincisi Gardoş Kalesini görmek, ikincisi ise Tuna Nehri’nin sahil kesimindeki yürüyüş yolunda gezinmek. Bu yürüyüş yolu aynı zamanda yaz aylarında açılan bir kısım splavovi’lere ev sahipliği yapıyor.

Yugoslavya Savunma Bakanlığı Binası

Ben henüz çocukken gazete ve televizyonlar Sırp Kasabı Miloşeviç diye bir adamdan bahsederdi. O dönemde Balkanların haritası da bugünlere göre farklıydı tabii ama şimdi size ne tarih nede coğrafya dersi veremeyeceğim. Kısaca özetlemek gerekirse bu kasap denilen vatandaş şu anda Makedonya, Hırvatistan, Bosna, Kosova, Karadağ diye bildiğimiz ülkelerin birleşiminden oluşan Yugoslavya’nın devlet başkanı idi. Madem devlet başkanı adama neden kasap diyorlar diye soracak olursanız, kendisinin bu unvanı yukarıda saydığım ülkelerde milyonlarca insanı katlederek kazandığını söyleyebilirim. Sonuç olarak Sırp askerleri Kosova’dan çekilene kadar Sırbistan’ın pek çok şehri NATO tarafından bombalandı. Hedeflerden biri savunma bakanlığı binasıydı ve bu bina aradan yıllar geçmesine rağmen hale savaşın izlerini taşıyor. Bu yaraların neden sarılmadığı, binaların neden yeniden yapılmadığı ise tam bir soru işareti.

Yugoslavya Savunma Bakanlığı binası

Yugoslavya Savunma Bakanlığı binası

Belgrad’ta nerede, ne yenir?

Öncelikle Belgrad’ta ne yenir kısmı ile başlayalım. Geleneksel Sırp mutfağı Balkanlardaki pek çok diğer ülke gibi ızgara et ürünlerine dayanıyor. Balkan mutfağı bize çok yabancı değil. Örneğin Cevapcici veya Cevapi olarak anılan Sırp (Balkan) kebabı bir nevi kaymaklı (tereyağlı) köfte. Bir diğer yerel yiyecek Ajvar (ayvar) köz patlıcan, kırmızı biber, salça karışımından oluşan hafif acılı bir ezme. Bunlar dışında sarma, dolma çeşitleri ile et güveçleri ve ızgaralar bulunabilir. Restoranlarda geleneksel Sırp tabakları sipariş ettiğinizde fasulye, mısır ekmeği, kuru et, peynir, börek gibi bize çokta yabancı olmayan şeylerle karşılaşmak şaşırtıcı olmamalı. Sırbistan’ın kalanında durum nasıldır bilmiyorum ama Belgrad’ta su ürünleri yemekte mümkün. Belgrad iki nehir arasında kurulu olduğundan burada çeşitli tatlı su balıklarını ızgara veya kızartma olarak yiyebilirsiniz.

Belgrad’ta nerede yenir için ayrı bir yazı ile size birer birer restoran isimlerini vereceğiz. Ona geçmeden önce şöyle kabaca yemek yenilebilecek bölgelerden bahsedeyim istiyorum.

Skadarska Caddesi

Bu bölge Belgrad’ın “bohem” köşelerinden biri olarak sayılıyor. Cadde boyunca sıra sıra bir sürü restoran var. Mekanların çoğunda Türkçe menü bulunuyor. Canlı müzik eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yemek için bu bölgedeki restoranlardan birini tercih edebilirsiniz. Restoran menüleri genellikle geleneksel Sırp mutfağı üzerine.

Beton Hala

Belgrad limanına komşu, Sava Nehri kenarında kurulmuş yan yana restoranların olduğu bir tesis. Restoranlar genellikle dünya mutfağından örnekler sunuyor. Biz birkaç tanesini denedik ve hepsi inanılmaz lezzetliydi. Manzara’da şahane. Dolayısıyla kesinlikle tavsiye ederim.

Zemun

İsimleri diğer yazıda vereceğim dedim ama bu bölgeyi özellikle Şaran için bu listeye aldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Belgrad’ta su ürünleri yemeyi tercih ederseniz Şaran ve çevredeki diğer balık restoranlarını deneyebilirsiniz.

Saran

Saran

Bir yazının daha sonuna geldik. Sabırla buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Bize sormak istediğiniz, Belgrad hakkında söylemek istediğiniz şeyler için yazının altındaki yorum kısmını kullanabilirsiniz. İyi geziler dileriz.