Trakya Bağ Rotası - Arda Bağcılık Üzüm Bağı

Trakya Bağ Rotası


Birkaç saatlik yolu göze alıp İstanbul’dan kaçmayı planlıyorsanız, üstelik şarap içmekten keyif alıyor ve şarap hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız bu yazı tam size göre çünkü konumuz Trakya Bağ Rotası. Bu rota Trakya Turizm İşletmecileri Derneği (TTİD) tarafından; Kırklareli, Tekirdağ, Şarköy ve Gelibolu’daki 12 butik şarap üreticisinin katılımıyla kurulmuş. Rehberimizden edindiğimiz bilgiye göre ise yakın zamanda bu birliktelik bozulmuş. Şarap turizmi, özellikle kırmızı şarap, denilince akla gelen Fransa (Bordeaux), İtalya (Toskana), İspanya, Portekiz gibi ülkeler gelmesine rağmen Trakya Bağ Rotası’nın da katkılarıyla son yıllarda Türkiye’de de şarap turizmi yükselişte.

Eğer bizi bir süredir takip ediyorsanız normal şartlarda gezimizi bir tur şirketine bırakmayacağımızı bilirsiniz. Ancak bu kez kendimizi Corvus Travel‘dan Ünal Bey’e teslim ettik ve bu seçimimizden hayli memnunuz. Rehberimiz Ünal Bey’in anlattığı kadarıyla bu rotanın ve bölgenin şaraplarının kıymetini yerel turistlerden çok yabancılar biliyormuş. Özellikle yabancılara düzenlenen turlarda bölge karış karış gezilip, Trakya Bağ Rotası’nın hemen her şehrindeki tarihi ve turistik yerler, ile şaraphane ve bağlar ziyaret ediliyormuş. Neyse ki yerli turistlerde yavaş yavaş şarabın doğduğu bölge olan Trakya’nın kıymetini fark etmeye ve en azından günü birlik geziler ile bölgeyi keşfetmeye başlamış. Geçtiğimiz hafta sonu bizde, Corvus Travel‘in bizim için özel hazırladığı bir tur ile bu rotada keşfe çıktık ve Arda Bağcılık ile Vino Dessera’yı ziyaret ettik. Bağları gezdik, çeşit çeşit şarapları tattık, çok güzel yemekler yedik ve döndük. Şimdi tecrübelerimizi sizle paylaşmaya geldi sıra.

Arda Bağcılık

Trakya Bağ Rotası üzerinde ilk durağımız Arda Bağcılık. İstanbul’dan yaklaşık 3 saatlik bir yolculuk ile vardık buraya. Burası Türkiye’nin en batısındaki üzüm bağıymış, adalar hariç olmak üzere :) Yavuz Bey bizi karşılarken buranın bir aile işletmesi olduğunu özellikle vurguladı. Bağlar ile baba ilgileniyor, kendisi pazarlama işlerini üstlenmiş, kardeşi ise bağın önoloğu (Önolog; şarap yapımı ile ilgilenen kimse demek). Üretilen şaraplarda ailenin damak tadını yansıtıyormuş. Bize öncelikle bağları ve ürettikleri üzüm çeşitleri hakkında çeşitli bilgiler verdi. Ürettikleri şarapların çoğu kendi bağlarında yetiştirdikleri üzümlerden geliyormuş. Grubumuzu taştan yapılmış şaraphane içerisinde gezdirirken bize hem şarap yapma sürecinden bahsetti, hemde cihazları tanıttı. Şaraphane turunun ardından ise beklediğimiz an geldi. Şaraphanenin keyifli bahçesinde bizlere hem şarap tadımı hakkında bilgiler verdi hemde kendi şaraplarını tanıttı. Şarap tadımı hakkında edindiğimiz bilgileri de başka bir yazıda size mutlaka aktaracağım. Tadım esnasında şaraplara eşlik etmek için bizlere ikram ettikleri boşnak kuru eti ve peynirlerde şahaneydi doğrusu. Taaa Edirne’de Yavuz Bey sayesinde İstanbul’da kasap keşfetmiş olduk. Balkanlara gitmeden o kalitede kuru et alabilmeyi arzulayanlar için, Can Can‘ı tavsiye ediyoruz.

Şimdi şarap tadımında çok uzmanmışım gibi burunda şu koku, ağızda bu tat, çok uzun gövdeli yorumları falan yapamayacağım. Ben denediklerim arasında kuşlu serinin Merlot üzümünden üretileni ile rezerv olarak üretilmiş Cabernet Sauvignon şaraplarına bayıldım. Rezerv olanda fıçının odunsu kokusu benimki gibi acemi burunlar için bile etkileyiciydi. Zaten Arda Bağcılık tarafından rezerv olarak üretilen şarapların her ikisi de Mundus Vini Uluslararası Şarap Tadımı Yarışmasında gümüş madalya ile ödüllendirilmiş. Bu ödüllü şarapların tat profillerine uzmanların gözünden bakmak için Mundus Vini 2015 Bahar Tadımı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz; Rezerv Cabernet Sauvignon ve Rezerv Merlot.

Arda Bağcılık tarafından üretilen şarapları İstanbul’da nereden bulabileceğimizi sorduk. Cevap bizi şaşırtmadı; Metro Gross Market :) Biz hazır şarapların üretildiği yere kadar gelmişken elimiz boş dönmedik tabii ki. Eve dönerken yanımızda kuşlu serinin Cabernet Sauvignon- Merlot ile, rezerv bir Merlot aldık. Bu bağlarda henüz konaklama veya restoran gibi olanaklar yok. Ancak yanınızda yiyeceğinizi getirirseniz bizim tadım yaptığımız bahçede bağdan alacağınız şaraplar eşiliğinde güzel bir piknik yapabilirsiniz. Bahçede ziyaretçilerin kullanımına açık birde mangal var. Eğer sizde burayı ziyaret etmek isterseniz önden Yavuz Bey’i arayıp randevu alın, belki size yemek bile ayarlayabilir.

Yavuz Saç, 0544 656 5745

Vino Dessera

Trakya Bağ Rotası üzerinde ikinci durağımız, Vino Dessera. Burada bizi Doğan Bey karşıladı. Vino Dessera’ya vardığımızda çok aç olduğumuzdan bizi hemen masalara yerleştirdiler.  Bu arada Doğan Bey bize biraz bağlarından, biraz şaraplarından bahsetti. Burası Türkiye’nin en kuzeyindeki üzüm bağı oluyormuş, tam yerini sorarsanız Kırklareli’nin Ahmetçe Köyü. Ana temamız şarap olmasına rağmen değinmeden geçemeyeceğim bir detay daha var. Trakya’da Nisan/ Mayıs aylarında mutlaka denenmesi gereken şeylerden biri de oğlak yemek. Bizde bu bağda aldığımız yemekte oğlak tandırı tercih ettik. Ben ilk defa oğlak yedim ve beğendim. Tandır olarak yapıldığından yumuşacık ve yağlıydı. Şarap gezisi ile birleştirilmese bile denenmesinde fayda var, bunun için Kırklareli’nin Sütlüce Köyü, bu köyde de Ömer’in Yeri özellikle tavsiye ediliyor. Vino Dessera’da bağların içerisinde bir de otel olduğundan burada konaklamakta mümkün.

Gelelim asıl meseleye yani şaraplara. Normal şartlarda Shiraz (Syrah) tercih ettiğim bir üzüm değil ama burada denediğimiz şaraplar arasında en çok beğendiğim bu üzüm ile yapılan oldu. Ben yeni bir üzüm öğrendiğim, yeni bir zevk edindiğim için sevinirken Doğan Bey bu şarapta iddialı olduklarını, bugün bağı uluslararası arenada temsil edecek bir şarap çıkartacak olsalar bunu seçeneğini söyledi. Son olarak kendi Shiraz şaraplarının iddiasını vurgulamak için “Sen diğer markaların Shirazlarını da bir dene bizimkinin kıymetini o zaman daha da iyi anlarsın” dedi. Cabernet Franc üzümü ile yapılmış olan da bence bir hayli güzeldi. Ama en son tattığımız 190 isimli Merlot ve Shiraz kupaj olan şarap gerçekten muhteşemdi. İstanbul’da şarabınızı nereden edinebiliriz sorusuna bir kaç butik şarap evi sayarak cevap verdi Doğan Bey. Aralarında tanıdığım bir yer yoktu sanırım ki hiç biri aklımda kalmamış. Unutmamın sebebi Doğan Bey’in sürekli olarak getirip buda müesseseden diyerek elime tutuşturduğu 190 şişeleri olamaz kesinlikle :) Doğan Bey ile iletişime geçmek bu şaraplardan edinmek isteyenler için faydalı olacaktır.

Doğan Dönmez, 0532 564 5026, Vino Dessera Web Sitesi 

Bu turdaki şarap tadımları daha önce katıldıklarımıza benzemiyordu. Gittiğimiz her iki bağ evinde de azar azar, ve alışılmış şekilde, başlayan tadım etkinliğimizde bir noktadan sonra her biten şişelerin yenilenmesi sebebi ile içtiğimiz miktarı ayarlamakta biraz zorlandık. Dolayısıyla öyle araba falan kullanabilecek halde değildik. Her şeyden önce bu sebeple eğer aklınızda böyle bir gezi yapmak olursa kendi aracınız ile gitmek yerine bir tur şirketi bulmanızı veya gittiğiniz tesiste konaklamanızı şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca rehberimiz Ünal Bey’in şarap tarihi hakkında verdiği bilgiler hayli ilgi çekici ve ayrıntılıydı. Aracımız konforluydu ve şoförümüz Mehmet Bey yol boyunca tüm kurallara uygun, bizi en ufak riske atmadan getirip götürdü. Her şey önceden planlandığı gibi tıkır tıkır işledi ve tura katılan herkes memnun ayrıldı. Dolayısıyla Corvus’u bu rotayı düşünenler için kesinlikle tavsiye edebilirim. Bizde en kısa zamanda kendilerinden bu turun tekrarını isteyeceğiz. Sanırım bu kez konaklamalı bir gezi tercih ederiz çünkü bir günde 2 bağı gezmek, üstüne de saatlerce yolculuk yapmak keyifli olduğu kadar yorucuydu da.

Trakya Bağ Rotası üzerinde sizde keşfe çıktınız mı? Neden yazının altına gittiğiniz yerler ve içtiğiniz şaraplar hakkında yorumlarınızı bırakmıyorsunuz?

  • levent onal

    Cok begendim