Tarihi Caffé Florian Venedik

Venedik’te Lüküs Hayat


Geçtiğimiz kış planlarımız arasına bir Venedik gezisi eklediğimizde bir hayli pahalıya mal olacağını düşünmüştüm. Yine de Venedik’i gezi planından mümkün değildi çünkü amaç Venedik festivaline gitmekti. Venedik gezisi ilk etapta düşündüğüm kadar pahalı olmadı aslında ama uğradığımız 1-2 yer var ki buralarda adam akıllı bir şeyler yemeye, içmeye kalksaydık muhtemelen bu geziye ayırdığımız bütçeyi bir oturuşta tüketirdik. Genellikle gezilerimizde bu kadar pahalı yerlere uğramıyoruz ama bu sefer paraya kıydık ve sizler için aşağıdaki yerleri denedik. İşte bu mekanları aşağıda paylaşıyoruz:

Harry’s Bar

Dünyanın en ünlü şampanya kokteyllerinden Bellini, Venedik’te 1948 yılında  burada yani Harry’s Bar‘da keşfedilmiş. Öncelikle kokteylden başlayalım. İçinde şampanya olmayan bir kokteylin en ünlü şampanya kokteylleri arasında sayılması gerçekten ilginç. Bu kokteylde şampanya yerine Prosecco kullanılıyor, yani beyaz köpüklü şarap. Bu kokteylin içindeki bir diğer malzeme ise beyaz şeftali püresi. İki malzeme ile yapılan bu kokteyl Türkiye’de şişelenmiş şekilde de satılıyor. Daha önce böyle bir şişe alıp kokteyli denemiştik ama kokteylin yaratıldığı şehre kadar gidip onun yaratıldığı mekana uğramadan edemezdik. Sonuç olarak birer Bellini içmek için soluğu Harry’s Bar da aldık.

Harry’s Bar bizde çok ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Her şeyden önce çok pahalıydı ama bizi hayal kırıklığına uğratan şey bu değildi. Sonuçta eşsiz bir tecrübe sunduğu için, yani bir kokteyli yaratıcılarının elinden içme fırsatını elde ettiğimiz için istenen fiyatı ödemeye razıydık. Bizde hayal kırıklığı yaratan şey mekanın havasıydı. Örneğin Prag’ta tarihi bir mekana adımımızı attığınızda o mekan sizi gerçekten tarihte bir yolculuğa çıkarır. Harry’s gibi köklü bir tarihe sahip mekanda da ben aynı havayı yakalamayı beklerdim ama yoktu. İşte bizi hayal kırıklığına uğratan da buydu.

Avrupa’da en çok sevdiğim şeylerden biri şehir meydanlarına masalar atmış kafelerde bir şeyler yerken veya içerken etraftan geleni geçeni izlemek. Venedik’in San Marco Meydanında da tam benlik birkaç kafe vardı. Bunlardan ikisini Café Florian ve Caffe Lavena’yı deneme fırsatı bulduk.

Caffé Florian

Biz gittiğimizde Florian’ın meydanda masaları yoktu ve bizde içeride oturduk. Café Florian Venedik’in en eski kafelerinden biri. Tarihi 1700’lere dayanıyor. Servis gümüş tepsilerle yapılıyor, bence size kendinizi özel hissettiriyor. Harry’s de bizi hayal kırıklığına uğratan şey burada yoktu. Yani aradığım atmosfer burada vardı :) Mermer masalar, kırmızı kadife kaplanmış koltuk ve sandalyeler, duvarlarda ki resimler bence hepsi güzeldi. Yinede burayı fazla şaşalı bulan birine de hak veririm.

Ben bir kahve aldım, Florian 200 küsürüncü yıl özel kahvesiydi. Eşim çay istedi ve birde tatlı paylaştık. Hesap sanıyorum 40 € civarı geldi ki şanslı bir günümüzdeydik. Eğer Florian’a canlı müzik sırasında gelseydik adam başı 6’şar € daha verecektik. Yani 3 parça şey için 52 € ödeyecektik. Eğer kahvaltı saatinde yani sabah 10.00 – 11.30 arasında giderseniz 40 €’luk muhteşem Kazanova kahvaltısından faydalanabilirsiniz. Eğer Japon turist kafilelerinden birine katılma şansınız varsa istediğiniz saatte bu şahane kahvaltı tabağından alabilirsiniz :)

Pahalı mahalı ama ben mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Venedik’e yine gitsem mutlaka yine uğrarım buraya. Tabii müzik olmayan saatlerde :)

Caffé Lavena

San Marco meydanında Florian’ın karşı tarafında çaprazında yer alıyor. San Marco kilisesine en yakın kafe Caffe Lavena. Şansımıza masalarını güneş altında yakaladık ve bu kez dışarıda oturduk. Dolayısıyla bu kez mekanın içi hakkında bir yorum yapamayacağım. Servis yine gümüş tepsilerde yapıldı. Müzik yine adam başı 6 €’ya fiyatlandırılıyor. Bu sefer birer Aperol Spritz alıp, Ocak ayında ve özellikle Venedik’te nadiren gördüğümüz güneşin keyfini çıkartarak biraz oturduk. Kendimi daha zengin hissetmek için bir puro bile yaktım :)

Peki ya konaklama? Eğer kanal manzaralı lüks bir otelde kalmak isterseniz, örneğin The Westin Europa & Regina, gecelik 900 €’yu gözden çıkartmanız lazım. Bunu buraya koydum ki diğer yediğimiz içtiğimiz yerlerin aslında ne kadar ucuz olduğunu görün. Yinede ben ne bu fiyatlardan yer içerim, nede konaklarım diyenler Venedik maceralarımızı takip etmeye devam etsinler. Sırada hepi topu 10 – 15 €’ya hem şarap içebileceğiniz hemde karnınızı doyurabileceğiniz mekanlar var :)