Aperol Spritz

Aşıklar Şehri Verona Yeme İçme Rehberi


Aşkların şehri Verona’nın Romeo’sunu, Juliet’ini bir kenara bırakın, merkezdeki kocaman kalbin ne için orada olduğunu buldum, evet evet buldum. O kocaman kalp bu şehre gelip Amarone şarap sosu ile yapılmış risotto ve yörenin etrafında çevrili bağların şaraplarına aşık olanlar için oraya konulmuş. Verona’da ne yenir, ne içilir derseniz, yanıtımız çok basit: “ Önce Amarone şarap soslu risotto isteyin, yanına isterseniz mekanın kendi şarabından, isterseniz Amarone şarabı isteyin.” Eğer yemek yediğiniz mekan risotto üstüne trüf mantarı koyalım mı diye sorarsa, düşünmeden “evet evet” deyin. Trüf mantarının risottoya kattığı tat inanılmaz. Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz İtalyan’ların ünlü sözünü bir kere daha tekrarlayıp, sonrasında da Verona yeme içme rehberi için sizleri yazımızı okumaya davet ediyoruz :)

 “Pirinç suda doğar, şarapta ölür.”

Cafe Flippini

Piazza Delle Erbe’de oturup keyif yaptığımız mekan. Spritz içmek için burayı tercih ettik çünkü daha çok yerellerin oturduğu bir mekandı.  Sipariş ettiğimiz spritzin yanında eşlik için aperatif getirdiler. Sardalyalı kanepe, peynirli kanepe, cips ve zeytin vardı gelen tepside. Spritz 5 Euro. Bu meydanda biraz daha uyguna spritz içebileceğiniz yerler de var. Fakat burası hem yerellerin tercih ettiği bir yer olması, hem de meydanın tam ortasında olması sebebi ile tercih edilebilir.

Hosteria La Vecchia Fontanina

Bir geziye çıkmadan önce o şehre özgü yemekleri, bu yemeklerin en iyi hangi restoranda yenileceğini arayıp bulmayı çok seviyorum. Böylelikle gezimiz boyunca nerede yiyeceğimiz ile ilgili derdimiz kalmıyor, genelde önceden belirlemiş hatta rezervasyon yaptırmış oluyoruz. Verona’ya gideceğimiz belli olunca Amarone soslu şarap yememiz gerektiğini araştırmalarımız sonucu öğrendik. Peki Amarone soslu risotto en iyi hangi restoranda yapılıyor? Biz birkaç restoran bulduk fakat yine italya’daki  öğle yemeği saatlerine takıldığımızdan dolayı bir kısmının kapanışına denk geldik. En nihayetinde Hosteria La Vecchia Fontanina’yı seçtik. Hosteria’larda da en az eski trattorialar kadar lezzetli yemek yapılıyor ama konsept olarak biraz daha modernist olduklarını söyleyebiliriz. Gerçi bizim gittiğimiz bu hosteria kırmızı beyaz pötikareli masa örtüleri ile yine nostaljik bir an yaşatmayı başardı.

Hedefimiz Amarone soslu risotto olduğundan dolayı, düşünmeden bundan ısmarladık. Önemli bir nokta, amarone soslu risottoyu genelde restoranlar en az iki kişilik hazırlıyor.  Amarone soslu risotto gelene kadar antre olarak armutlu bir tart istedik, tatlı değil tuzlu :) Tatlı- tuzlu karışımını sevenler için güzel bir tercih olabilir.  Biz dönelim Amarone soslu risottoya. Ben genel olarak pirinç ile yapılan yemekleri severim. Dolayısı ise risotto’da en sevdiğim yemekler listesinde yer alıyor fakat Amarone soslu olanı bütün listedekileri ezer ve en tepeye çıkar.  Girip deneyin, nasıl anlatacağımı bilemedim :)

Il Coloniale

Nutellalı tiramisu desem? Size de çok lezzetli gelmiyor mu söylemesi. Coloniale’in spesyali nutellalı tiramisu. Biz de denedik çok beğendik. Eğer çok tatlı seven biri değilseniz bir tane paylaşabilirsiniz.  Aslında aşırı tatlı olmadığından, dengeli bir tatlılığı olduğundan dolayı yerken yormuyor ama yine de bizden söylemesi :)

Mekana girdiğinizde dolu görürseniz hemen kaçmayın, arka tarafa doğru da masaları var ve yer bulma şansınız yüksek. Giriş tarafı hem dekorasyonu hem de hareketliliği ile daha tercih edilesi ama nutellalı tiramisu için arkalarda oturmaya değer bizce :)

Botteca Vini

Şarap ve şarap ile ilgili her türlü şeyi sevmeye yatkınım. Dolayısı ile bu mekana adımımı atar atmaz da bayıldım. Bu bir şarap barı ama aynı zamanda şarap satın alabileceğiniz bir market ve akşam yemek yiyebileceğiniz bir restoran. İtalyan’ların bu şarap evi konsepti çok sevilesi gerçekten. Akşam yemeğini beklerken, sohbet etmek için, zaman geçirmek için, birini beklemek için tercih ettikleri şarap evleri genelde çok eskiden kalma, kökeni olan yerler oluyor. Bizim gittiğimiz Botteca Vini’de bunlardan biriydi. Şarap ve yanında  küçük atıştırmalıklar ile mekanın hareketine kendinizi kaptırın. Şarap almak isterseniz, şarap listesini sorabilirsiniz. Önünüze kocaman bir defter gelecek :)  Bu tür yerler, koca bir şişe şarap almadan önce deneme yapmak için çok ideal. Özellikle pahalı ve kıymetli bir şarap almak istiyorsanız, önce bir kadeh deneyip ondan sonra beğenirseniz şişeye bir servet vermeyi tercih edebilirsiniz. Bazen de bilmediğiniz bir şarabı size önermesini isteyip, aslında hiç aklınızda olmayan bir şişe şarap ile eve dönebilirsiniz.  Biz burada 3 farklı şarap denedik, şarapların yanlarına kadeh fiyatlarını merak edenler için yazıyorum. Beyaz şarap olarak Soave (5 Euro), kırmızı şarap olarak ise önce Valpoicella Classic (3 Euro) ve Amarone (10 Euro). Amarone inanılmaz bir şarap, bir şişe alıp eve getirin bence. Biz şarap alışverişimizi buradan değil, bir marketten yaptık. Marketlerde fiyatlar bir tık daha uygun oluyor.

Bu tür yerlerde değişik bir samimiyet oluyor. Bence bunun nedeni bu mekanların yerellerin günlük hayatı içerisinde sıradan bir yere sahip olması. Başka bir deyişle, gün içerisinde herhangi bir çaba sarf etmeden, herhangi bir neden beklemeden gidip, nedensiz yere keyif aldıkları yerler bunlar.

Al Pompiere

İtalyan filmlerinden fırlamış gibi bu mekan bir sokak arasında perdeler arkasına gizlenmiş bu mekana rezervasyon yapmadan gitmek çok zor. Masada kırmızı çiçekler,  pötikare masa örtüleri, duvarlarda resimler ile bu mekan Verona’da en iyi restoranlardan biri olarak gösteriliyor. Biz gittiğimizde turistlerden ziyade yerellerden gelenler vardı. Anladığımız kadarı ile de gelenlerin büyük bir kısmını mekandakiler zaten tanıyordu :)  Gözlemlediğimizde insanlar öncelikle şarküteri tabağı, ardından da amarone soslu risotto istediğini gördük. Biz bu sefer farklı bir şeyler deneyelim diye dana yanağı istedik. Yanında da bilindik bir tat olan gnocchi. Dana yanağının şarap sosu epey başarılıydı ve nasıl pişirdilerse et yumuşacıktı.

Genel olarak Verona’ya gitmiş olmaktan, Verona’nın lezzetlerini tatmış olmaktan dolayı çok mutluyuz. Bazen çok turistik şehirlerden ziyade, böyle daha minik şehirlerde gitmek lazım arada.

Keyifli geziler.