Viyana Gezisi Belvedere Sarayı

Viyana Gezisi: Şehir Rehberi


Viyana muhteşem sarayları,  büyüleyici mimarisi, şehir içindeki kocaman yeşil alanları (ve hatta üzüm bağları) ve tarihi kafeleri ile gezilmesi çok keyifli bir şehir. En yaşanabilir şehirler arasında sürekli zirvede olması bir tesadüf değil gerçekten. Gezilecek yerler birbirine genellikle çok yakın. Prater Parkı, Belvedere ve Schönbrunn sarayları ile şarap sevenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken Grinzing bölgesi biraz uzakta kalıyor ama tramvay ve metro hattını kullanarak hemen hemen her yere gitmek çok kolay. Bu şehri ziyaret etmeyi planlayanlar için hazırladığımız Viyana gezisi rehberi size bu şehir ve yapılacaklar hakkında bir fikir verecektir.

Viyana Gezisi: Şehir Rehberi

Viyana gezisi için en güzel zaman nedir? Viyana’ya ne zaman gidilir?

Avrupa’daki pek çok yer gibi Viyana içinde en iyi zamanın ilk bahar ve son bahar bence. Havalar ılık, turist sayısı nispeten az. Eğer soğuk beni yıldırmaz derseniz Kasım ayı ortalarında başlayıp Aralık sonlarına kadar sürecek olan Noel Pazarlarını ziyaret edebilirsiniz.

Viyana’da ne kadar kalmak gerekir?

Sarayları, müzeleri detaylı bir biçimde gezmek istiyorsanız en az 3 güne ihtiyacınız olacaktır. Özellikle Schönbrunn sarayı çok büyük. Sarayın sınırları içerisinde bir hayvanat bahçesi, bir labirent bahçe, pek çok meyve bahçesi var. Bu sarayı bahçeleri ile gezmeniz yarım gün sürecektir.

Viyana’da nerede kalınır?

Valla para varsa mutlaka Innere Stadt’ta kalın. DO & CO Hotel tam Stephanplatz’ın karşısında mesela veya Hotel Sacher var, hem Opera’ya da yakın. Biz bütün geziyi DO & CO’nun 1 gecesi fiyatına çıkartmış olabiliriz. Wieden bölgesinde Hotel Papageno isimli üç yıldızlı bir otelde konakladık. Temiz eli yüzü düzgün bir yerdi. Merkeze 1 numaralı tramvayı veya metro hattını kullanarak rahatça inebildik. Hatta bir gece dönüşte yürüdük bile. Tavsiye edebileceğim bir diğer yer ise şehrin Neubau bölgesi. Neubau’da da müze meydanına ve metro istasyonlarına yakın 3 ve 4 yıldızlı uygun fiyatlı bir sürü otel vardı.

Viyana’da görülmesi gereken yerler

Ringstrasse

Viyana’da görülmesi gereken şeylerin çoğu Innere Stadt’ta yani merkezde yer alıyor. Innere Stadt’ı çepeçevre saran caddenin adı Ringstrasse. Bana sorarsanız Viyana’da geziye buradan başlanmalı. Ringstrasse üzerinde dönen özel tramvay hattı var, Ring Tram diye adlandırılıyor. Bence bu tramvaya binmeye çalışmanıza gerek yok. Opera’nın oralardan 1 numaralı tramvaya atlayın. Koltuğa bir oturdunuz mu sizi taaaa Prater’e kadar götürecektir bu tramvay. Ben Ringstrasse üzerinde daireyi tamamlayacağım diyenler Schwedenplatz istasyonunda 1 numaralı tramvaydan inip 2 numaralı tramvaya binebilirler. Bu arada Prater Parkına dönme dolaba binmek için gidiyorsanız yine Schwedenplatz istasyonunda inip metroya binmenizi tavsiye ederim. Şimdi sizi opera binası önünden bir yolculuğa çıkartacağım.

Opera Binası

Yalnızca sergilenen performanslar değil bu bina kendi başına bir sanat eseri. Mimarisi muhteşem. Binayı gezmek için rehberli turlardan birine katılabilirsiniz. Biz bir binayı gezmek için tura katılmaya para vereceğimize gider bir opera izleriz diyorduk. Tur 7 – 8 € tutarken bu güzel mekanda bir gösteri izlemek için biletler önceden planlanırsa 10 – 15 € civarında bulunabilir. Eğer ucuz biletleri kaçırdıysanız üzülmeyin. Gösteriler Opera Binasının önünde dev bir perdeye yansıtılıyor. Dilerseniz bir performansı bu şekilde de izleyebilirsiniz. Opera binasının arka sokağında meşhur Cafe Sacher var. Daha gezmeye yeni başladık ama kendinize hakim olamayacaksanız hemen bir kahve içip dünyaca ünlü Sachertorte’nin tadına bakabilirsiniz. Cafe Sacher’i es geçip cadde de dümdüz ilerlerseniz favori sosisçimiz ve bir başka tarihi cafe olan Cafe Mozart’ı bulabilirsiniz. Ben ilginizin dağılmadığını yolunuza devam edeceğinizi düşünüyorum. Hemen binanın önündeki tramvay durağından 1 numaralı tramvaya biniyoruz.

Maria-Theresien-Platz, Müzeler Meydanı ve Hofsburg Kompleksi

Tramvayda bir durak gittiğimizde Burgring durağına geleceğiz. Bu durağın her tarafı gezilecek görülecek yerler arasında. Durakta tramvaydan indiğimizde hemen karşınızda Burggarten’i göreceksiniz. Parkın girişinde Mozart Heykeli var. Bir fotoğraf için girip çıkalım. Parkın girişini sağınıza alıp yürümeye başlayın. 100 – 150 metre gittiğinizde solunuzda Maria Teresa meydanını göreceksiniz. Sağ tarafınızda ise Hofsburg Kompleksine gidiş var. Hofsburg’u sonraya bırakıp Maria Teresa meydanı ile devam ediyorum. Bu meydanın iki tarafında iki müze var. Biri Viyana Sanat Tarihi Müzesi diğeri ise Viyana Doğa tarihi müzesi. Meydanı takip edip dümdüz devam ederseniz müzeler meydanına çıkarsınız. Müzeler meydanında adından da anlayabileceğiniz gibi 5-6 tane daha müze var.  Mevsimlerden Kasım yada Aralık değilse bence buraları es geçebilirsiniz. Kasım/Aralık aylarında Maria Teresa meydanında bir Noel Pazarı kuruluyor ve burayı daha ziyaret edilesi bir hale getiriyor.

Hofsburg’a geri dönelim. Habsburg hanedanını yakından tanımak isteyenler mutlaka bu kompleksi ziyaret etmeli. Birinci dünya savaşının sonlarına kadar Avusturya İmparatorluğunun kalbi burada atmış. Kraliyet Daireleri (Kaiserappartements), Sisi Müzesi ve Viyana’da görülecek şeyler diye arattığınızda en üst sıralarda çıkacak olan İspanyol Binicilik Okulu (Spanish Riding School) hep bu civarda. Kompleksin diğer ucunda, Michaelerplatz’ta sizleri at arabaları karşılayacak. İyice gezip yorulduktan sonra tarihi kafelerden Café Griensteidl veya Demel‘de bir yorgunluk kahvesi içebilirsiniz.

Viyana Gezisi: Hofburg Kraliyet Sarayı

Michaelerplatz’dan Hofburg Kraliyet Sarayının görüntüsü. Günün ilerleyen saatlerinde bu resmin sağ alt tarafında bir çok at arabası olacak. Bunlardan birine atlayıp Viyana’yı faytonda gezebilirsiniz.

Burgring tramvay durağına geri dönüp yeniden 1 numaralı tramvaya atlayın (yada biraz yürüyün). İki durak sonra (Stadiongasse/Parlament) Parlamento ve Belediye Binasını görebileceksiniz.

Avusturya Parlamentosu ve Viyana Belediye Binası

Parlamento binasının mimarisi ihtişamı ile insanı büyülüyor. Saatleri yakalarsanız bir rehber eşliğinde binanın içini de gezebilirsiniz. Tabii ki ücretli. Bu işi beleşe getirmenin yolu buraya tıklayarak sanal 360 derece tura katılmak. Mimariden falan pek anlamam ama içine dışına şöyle bir bakınca yöneticiler için değil tanrılar için yapılmış bir bina izlenimi uyandırıyor bende. Uzun kolonlar, yüksek tavanlı odalar vs hep gezdiğimiz Antik Yunan ve Roma dönemi kalıntılarını çağrıştırıyor.

Belediye Binası ise gotik tarzı andırıyor. En yüksek kulesinin üzerinde Viyana’yı koruyup kollamak üzere bulunan bir asker figürü var. Biz gittiğimizde önündeki meydanda sirk kuruluydu. Rathaus’u çevreleyen parklarda keyifli ama dinlenmek için geçmişi 19. yüzyıla uzanan Cafe Eiles‘i tercih edebilirsiniz.

Vienna Rathaus Viyana Belediye Binasi

Viyana Belediye Binası gotik tarzda inşa edilmiş güzel bir yapı.

Votivkirche ve Sigmund Freud Parkı

Parlamento ve Rathaus’a göz attıktan sonra tramvay ile bir durak gidersek varacağımız yer: Schottentor (Schottenring) durağı. Önce Sigmund Freud parkını, bu parkta sere serpe yatmış Viyanalıları göreceksiniz. Parkın içinden beyaz yüksek kulelere doğru yürürseniz Votivkirche ile karşılaşırsınız. Bu noktadan sonra nasıl ilerleyebileceğinize dair size 4 seçenek sunuyorum, tüm seçenekler için öncelikle 1 numaralı tramvaya yeniden binmelisiniz:

  1. Hetzgasse durağına kadar giderseniz Hundertwasserhaus’u ziyaret edebilirsiniz.
  2. Önce Prater Parkına gitmek istiyorsanız Schwedenplatz durağında 1 numaralı tramvaydan inip Praterstern’e gitmek üzere metroya (U1)  binmelisiniz.
  3. Şu Innere Stadt’ı biraz keşfedeyim, Aziz Stephan Katedraline bir göz atayım falan derseniz yine Schwedenplatz durağında inip yaya olarak geziye devam edebilirsiniz.
  4. Eğer Ringstrasse turunuzu tamamlamak isterseniz yine Schwedenplatz durağında inip 2 numaralı tramvaya binebilirsiniz.

Yukarıdaki sıra ile görülecek yerlere devam ediyorum.

Hundertwasserhaus

Ressam Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanmış bu rengarenk evler şehir hayatının monotonluğuna meydan okuyor. Her konut sahibi kendi evini istediği renge boyayabiliyor, çatılarda balkonlarda ağaçlar bu binaya bambaşka bir tat katıyor. Bir benzeri Kunst Haus buradan yaklaşık 500 m uzakta. Eğer daha fazla ilham almak istiyorsanız buraya da uğrayabilirsiniz. Kunst Haus’u da ziyaret ettikten sonra Radetzkyplatz durağından 0 numaralı tramvay ile Prater’e geçebilirsiniz.

Viyana Hundertwasserhaus

Ressam Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanmış bu rengarenk evler şehir hayatının monotonluğuna meydan okuyor.

Prater Parkı, Wiener Riesenrad ve Kugelmugel

Prater Parkı dünyanın en eski eğlence parklarından biri. Çok büyük bir bir yeşil alan içerisinde kurulu. Restoranlar, müzeler, çeşit çeşit oyuncaklar gerçekten baş döndürücü bir yer. Ama buraya muhtemelen Wiener Riesenrad yani dönme dolap için geldiniz. Filmlere bile konu olmuş dünyanın en büyük dönme dolabı bu. Baştan söyleyeyim o kadar büyüleyici bir deneyim sunmuyor ama Viyana gezisi tam olsun diyorsanız mutlaka denemelisiniz. Şehir manzarası karnınızı acıktırdıysa parkın çıkışındaki Bitzinger’de bir sosis atıştırın.
Prater Parkı Viyana

Prater Parkı ve dünyanın en eski dönme dolabı Wiener Riesenrad

Parkı, dönme dolabı anladık ama Kugelmugel ne dediğinizi duyar gibiyim. Kugelmugel dünyanın en küçük uluslarından, cumhuriyetlerinden biri. Uydurduğumu düşünüyorsanız aratın google’da :) Sanatçı ruhlu bir insanın muhtemelen Hundertwasserhaus’tan falan özenip küre şeklinde bir ev yapması ile başlamış her şey. Avusturyalı yetkililer buna izin vermeyince adamda bağımsızlığını ilan etmiş kendi cumhuriyetini kurmuş. Bu küre şeklindeki bina şimdi Prater parkında bulunuyor. Küre şeklindeki bu ulusun nüfusu yaklaşık 650 kişiymiş.

Innere Stadt ve Aziz Stephan Katedrali

Viyana’nın tarihi merkezi burası. Burada en büyük ilgi noktası çatı süslemeleri ile Aziz Stephan Katedrali. Viyana’ya kadar gelmişken mutlaka yenilmesi gereken şnitzel ve patates salatası için mutlaka gitmeniz gereken Figlmüller’de burada.

Viyana Gezisi: Aziz Stephan Katedrali

Aziz Stephan Katedralinin çatısı çok güzel süslenmiş. Gerçi katedral biraz büyük olduğundan sığdırıp düzgün bir resim çekemedik. Bizimle idare edin :)

Innere Stadt’ta mutlaka birde Hohen Markt’a uğramak gerek. Buradaki sosis standında bir şeyler atıştırmalısınız. Birde köprü görevi gören saat var Ankeruhr adı ile anılan. Saat başlarında figürler hareket edip köprüyü geçiyorlar. Prag’taki astronomik saat gibi.

Schönbrunn Sarayı

Bir hanedan düşününki kışlık kullandıkları saray yukarıda bahsettiğim Hofburg Sarayını kışlık olarak kullansınlar. Aşağıdaki koca Schönbrunn Sarayını ise yazlık olarak. Fransa’daki Versailles (Versay) Sarayından esinlenen bu Schönbrunn’un bahçeleri bizim mahalle kadar dersem abartmış olmam. Hayvanat bahçesiydi, labirent bahçesiydi, yüzme havuzuydu hiç bir eksiği yok. Avrupanın en güzel saraylarından biri olarak gösterilen Schönbrunn’a ulaşmak için U2 metro hattını kullanmak. Bunun için yukarıda adından sıklıkla bahsettiğim Schwedenplatz istasyonunu kullanabileceğiniz gibi, Karlsplatz’dan da binmeniz mümkün.

Viyana Gezisi: Schönbrunn Sarayı

Viyana Gezisi sırasında en çok vakit alacak yerlerden biri kocaman bahçeleri ile Schönbrunn Sarayı

Bonus: Naschmarkt

U2 metro hattı üzerindeki tek turist noktası Schönbrunn Sarayı değil kuşkusuz. Sarayı sabah erken saatlerde ziyaret ettikten sonra öğlen bir şeyler atıştırmak için Nashmarkt’a uğramanızı tavsiye ederiz. Sürekli kurulu olan bu pazar zaman içerisinde sürekli büyümüş. Şu an her türlü meyve, sebze, kuru yemiş, çay ve hediyelik eşya alışverişi yapmak mümkün. Biz Anhtony Bourdain’de gördüğümüz Urbanek isimli şarküteriye uğradık. Birbirinden güzel etlerin ve peynirlerin tadına bakıp yanında da birer kadeh şarap yuvarladık. Etlerden rozbifi ısrarla isteyiniz.

Nashmarkt Urbanek

Nashmarkt’a uğrarsanız mutlaka Urbanek’teki rozbifin tadına bakın.

 Belvedere Sarayı

Bu sarayı Viyana’ya kazandıran Prens Eugen Fransa’dan kaçıp Avusturya’ya sığınmış. II. Viyana Kuşatmasında gösterdiği kahramanlıkları sayesinde dönemin kralı tarafından sevilmiş ve hızla yükselmiş. Bu güzel sarayı yazlık olarak kullanıyormuş. Bugünlerde ise pek çok sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Şüphesiz bunlardan en dikkat çekici olanı sürekli olarak Belvedere’de sergilenen Gustav Klimt ve öpücük sergisi.

Viyana Gezisi Belvedere Sarayı

II. Viyana Kuşatmasında gösterdiği başarılar ile hızla yükselen Prens Eugen tarafından inşa edilmiş ve yazlık olarak kullanılmış Belvedere Sarayı.

Viyana’da ne yenir? Viyana’da nerede yenilir?

franz schams zur blauen flasche

Franz Schams’ın Zur Blauen Flasche (mavi şişe) isimli resmi. Viyana’da açılan ilk kahve evinin adının Mavi Şişe olduğu söyleniyor ve bu eserde ilk kafenin ortamı resmedilmiş.

Bizim blogta bu soruya cevap hiç bir zaman kısa değildir biliyorsunuz :) Tabii ki hepsi için ayrı ayrı yazılarımız mevcut. Öncelikle mutlaka sosis ve şinitzel yemeli. Ayrıca Viyana usulü kahve içilmeli, tarihi kafelerde uzun uzun oturmalı. Dünyaca ünlü Sachertorte tadılmalı. Şarap evlerinde vakit geçirip hem Viyana şarabının hemde şaraphane kültürünün keyfi çıkartılmalı.