Yeni nesil ilkel yaşam


Yeni nesil ilkel yaşam içerisindeyiz hepimiz. Gidişatı değiştirmek istiyoruz ama başaramıyoruz…

Mevcut durumu değiştirmek çoğu zaman sancılı bir durumdur. Alışkanlıklar, bilinenler, tanıdıkları bırakıp gitmek hem zor hem de biraz hüzünlü.

Yine de büyüklerimiz boşuna dememiş tebdil-i mekanda ferahlık vardır diye. Zaman zaman aslında rutin hayattan ayrılıp, bir değişiklik yapmak, yeni yerlere gitmek, yeni insanlar tanımak ve hatta yeni bir başlangıç yaparak yeni bir hayat kurmak insan bünyesi için gerekli. 9:00- 18:00 çalışarak, bütün gün bilgisayar karşısında oturmanın insan bünyesine aykırı diye düşünüyorum hep. Üniversitede gördüğümüz devletin ortaya çıkışı ya da insanlık tarihi derslerinde de anlatıldığı gibi insanların ilk başlangıcı aslında doğada ilkel yaşamda avlanmaları ve yiyeceklerini doğadan toplamaları. Sonradan yeni devirler, yeni icatlar derken işte bugüne kadar geldik ve birer teknoloji kölesi olarak modern ülkelerin modern çalışanları olduk.

Göğe değen plazalarda çalışmaya başladık, giriş çıkışlarımız kontrol altında, günlük 9 saat çalışmak için 2 saat önceden kalkmaya ve eve iş çıkışından 2 saat sonra gitmeye başladık.

Önce hobilerimizden vazgeçtik. Akşam eve gelip ayağımızı uzatıp televizyon izlemek,, kitap okumak, fotoğraf çekmek, yürüyüşe gitmek vb. alışkanlıklarımızdan daha cazip gelmeye başladı. Elimizde içki kadehleri ve derin sohbetler eşliğinde sabahladığımız günler geceler geride kaldı.

Sonrasında ise arkadaşlardan vazgeçtik. Hafta sonlarına sığdırmaya çalıştık arkadaş görüşmelerini ama bir süre sonra yapılacak işler listesi arttı, çoğaldı ama vaktimiz hiç yeterli olmadı. En sonunda ilkel yaşama ama yeni nesil ilkel yaşama geri döndük. Bu yeni nesil ilkel yaşam, televizyon, akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, oyun konsollarından oluştu. Hayatımızı kutumuzda, yani evimizde, geçirmeye başladık.

Bazılarımız bu rutinden kendini kopardı, mevcut yaşamı değiştirdi, farklı ülkelerde yeni hayatlar kurdu. Yaşamında teknolojinin faydalarından yararlanırken, bir yandan da eski nesil ilkelliğe, yani insanın doğal haline, uygun yaşamaya başladı.

Bazılarımız ise ya cesaretsizlikten ya da olanaksızlıktan hayatına devam etti.

Özeniyorum çok, evinden çıkıp, bisikletleri ile işe giden, eve dönerken bisikletleri ile alışverişe giden, eve gelip yemek yedikten sonra, hala dışarı çıkmak, hobilerle uğraşmak için vakti ve hevesi olan insanlara. Böyle yaşamayı ne zaman başarabileceğimi düşünüp duruyorum. Her ne kadar arada sevdiğim insanlarla vakit geçirmeye, hobilerime zaman ayırmaya çalışsam da, yeni nesil ilkel yaşam peşimi bırakmıyor.

Bence düşünmekten öte harekete geçmenin vakti geldi ve geçiyor. Hadi bir gayret, hayata bir kere geliyoruz. Biraz cesaret. Bırakın bu yeni nesil ilkel yaşamı!

Sevgiler,

Bu yazı ardından:

Come on come on keep it moving get on the train
It’s boarding time on every little impulse of the brain
Call it madness to sing a song for the restless
But if you wanna change your mind, join the ride

(Leaf- Song for Restless)

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=nQ_X-RE1m7s&start=10&w=320&h=240]